Kitabın başında birkaç güzel olay anlatılıyor. İlerisinde ise edebi niteliği olmayan konudan alakasız sıradan olaylarla konu istenmeden dagitiliyor. Yalanın kötü sonuç doğurduğu bir olay anlatılıyor. Son kısımlarda ise söyledikleri yalanlar saçma bir şekilde işe yarıyor.
Hayri irdalin geçirdiği değişim bana çok yavan geldi zaten değişmedi de kitabın sonlarında sorulan sorulara halit ayarci gibi yanıt vermek isteyip verememesi bunu gösteriyor. Yani kitap kendi içinde bile amacina ulaşamamış. Çünkü yalandan düzen kurmak, her yol mubahtir deyip hareket etmek sizin için bir şeyi değiştirmez özgüven de vermez. Bu durumu kitabın sonunda Hayri İrdalin bu hatayı anlamasını beklerdim fakat kitapta hâlâ cesaret ve tutkuyla ilgili şeyler anlatılıyor. Yaşanılan olaylar bunu kesinlik yansıtmıyor.
Belediyenin desteklediği kurumlarda yalan söylemek ve gerektiğinde boş oturmak nasıl mazur görülür. Hatta işe alım yaparken laf söz adam kayırma olmasın diye akrabalar arasından seçmek en büyük adam kayırma değil midir!
Tecrübesiz şekilde yazılmış basit bir kitap. Yarı da bırakmayı düşündüm. Ama okuyacağım kitapları daha iyi seçme yeteneğimin gelişmesi için tamamladım. Gerçekten gerek yok bu kitaba:)