Herkes güçlü bir meşe başımızda olursa dertlerimiz hepten çözülür sanıyordu ama kimse akıl edemedi ki güç tepeden gelmez, temelden gelir, hepimiz tek tek güçlü olursak, hepimiz tek tek Aydın olursak, hepimiz tek tek Çalışkan olursak ancak gerçek aydınlık olur. Ama biz hep biri çıksın da bizi kurtarsın düşüncesindeydik.
En genel gözlem, bize insan mutluluğunun iki temel düşman ının ıstırap ve can sıkıntısı olduğunu gösterir. Daha ileri gidip, birinden yakamızı sıyıracak kadar talihli olma ayrıcalığımızın düzeyinin bizi diğerine yaklaştırdığını söyleyebiliriz. Aslına bakılırsa hayatın bize sunduğu, bu ikisi arasında, az veya çok şiddetli bir salınımdır. Bunun sebebi, bu iki kutuptan her birinin diğeri için çift yönlü, harici ya da nesnel, deruni ya da öznel bir çatışmayı içinde barındırmasıdır. İhtiyaç içerisinde bulunmak ve sefalet, ıstırap üretir; buna mukabil eğer bir insan sahip olması gerekenlerden daha fazlasına malikse can sıkıntısına düçar olur. Dolayısıyla aşağı sınıftakiler günlerini ihtiyaçları tedarik için sürekli bir mücadele ile, bir başka ifadeyle, ıstırapla geçirirken, yüksek sınıflar can sıkıntısıyla biteviye ve çok kere umutsuz bir savaş halindedirler1. Deruni yahut öznel çatışma, kişide ıstıraba karşı duyarlılığın can sıkıntısına duyar
Derdim, omuzlarına yük olmasın bu varlık,
Derdim, oğlum ne Hak'tan, ne kuldan bir şey umsun;
Nasip olmaz kimseye bu kadar bahtiyarlık
Ki sen benim doğmamış, doğmayacak oğlumsun!