Zehra

Zehra
@Gracewanpelt
Yaşamayı denedim ama dikkatim dağıldı
Ahh Esmeralda vah Esmeralda
9/10
·559 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
401 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 19:06
Notre-Dame’ın Kamburunu okurken beni en çok etkileyen şey, Victor Hugo’nun “çirkin” diye damgalanan bir bedene bu kadar derin bir insanlık yerleştirmesiydi. Quasimodo, toplumun dışladığı, görmezden geldiği biri ama romandaki en temiz duygular ona ait. Buna karşılık rahip Frollo’nun iç dünyası, görünürdeki saygınlığına rağmen karanlık ve yıkıcı. Hugo burada kötülüğün dış görünüşte değil, bastırılmış arzular ve iktidar hırsında büyüdüğünü açıkça gösteriyor. Esmeralda ise güzelliğiyle herkesin ilgisini çekerken aslında en savunmasız karakter; güzellik onun için bir avantaj değil, bir hedef haline geliyor. Notre-Dame Katedrali’nin roman boyunca sadece bir mekân değil, kaderleri izleyen sessiz bir tanık gibi durması da hikâyeye ayrı bir ağırlık katıyor. Kitap bittiğinde aklımda kalan şey şu oldu: insanı asıl çarpıtan şey bedeni değil, ona yöneltilen bakışlar ve yüklediği anlamlardır. Harika bi kitaptı tavsiye ediyorumm...
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Reklam
Düşüncelere dalmışım gibi ...
8/10
·444 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 21:49
Gün Olur Asra Bedel bana okurken ağır ama çok düşündürücü bir kitap gibi geldi. Hikâye çok sakin ilerliyor, hatta yer yer “ne olacak şimdi” diye beklerken buluyorum kendimi ama kitabın güzelliği de burda. Yedigey’in dostu için çıktığı yol, bir noktadan sonra insanın geçmişiyle, hatırladıklarıyla olan yolculuğuna dönüşüyor. En çok mankurt hikâyesi aklımda kaldı; okurken ürpertici gelmişti çünkü insanın kendine, köklerine yabancılaşmasını çok sert ama çok gerçek anlatıyor. Kitabı bitirdiğimde büyük olaylar yaşamış gibi değil de, uzun uzun düşünmüş gibi hissettim. Bence bu kitap hemen sevilecek bir kitap değil ama etkisi zamanla daha da artıyor.
1K
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202156bin okunma
Gilgamis ve Enkidu
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
Gılgameş Destanı’nı okurken en çok hissettiğim şey, insanın binlerce yıl önce bile bugünle aynı soruların peşinde koştuğu. Gilgameş’in o baştaki kibri, gücüne güveni ve kimseyi umursamayan hali bana çok “insan” geldi; yani değişmeyen bir tarafımız var. Enkidu’yla karşılaştığında ise sanki hikâyenin rengi bir anda değişiyor. Aralarındaki dostluk, o dönem için bile şaşırtıcı derecede samimi ve derin anlatılmış. Enkidu’nun ölümü sonrası Gilgameş’in birdenbire ölümlülüğün yüzüne çarpması… işte o kısım destanın kalbini oluşturuyor bence. Hikâyeyi okurken “ölümsüzlük” arayışı aslında literal bir şey değilmiş gibi hissettim; daha çok insanın dünyada bırakacağı iz, yani bir anlam arayışı. Gilgameş’in sonunda ölümsüz olamaması ama yaşadıklarından değişmiş halde şehrine geri dönmesi bana çok gerçekçi geldi. Çünkü bazen aradığımız cevapları bulamayız ama yol bizi dönüştürür. Gilgameş’in de dönüşümü bence destanın en guzel ve carpıcı kısmıydı. En azından 4 bin yıllık bi destanı okumak beni cok heycanlandırdı. Yazarın kitabın başında ayrıca anlatımı aydınlattı beni .Tabletlerin iki farklı yerden çıkarılması ve sonradan aynı hikayeden bahsedildiğini farketmeleri ve destanin ortaya çıkışı ,çok heyecan verici bi durum.Antik metinlere ilginiz varsa tavsiye ediyorumm .:)
1000k
Gılgamış DestanıStephen Mitchell · Mitoloji Tarihi Yayınları · 202094 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
“Gulyabani’yi okurken en çok dikkatimi çeken şey, hikâyenin hem ürpertici hem de aslında epey mizahi bir dille anlatılması oldu. İlk başta gerçekten bir doğaüstü varlıkla karşı karşıya olduğumu sandım, hele o eve musallat olan ‘gulyabani’ söylentileri insanın tüylerini hafiften diken diken ediyor. Ama sayfalar ilerledikçe, Rahmi Gürpınar’ın aslında halkın batıl inançlarını, korkularını ve bunların nasıl kötü niyetli insanlar tarafından kullanıldığını zekice eleştirdiğini anlıyorsun. O eski konak atmosferi, gece sesleri, kadınların yaşadığı korkular derken kitap bir noktada hem toplumsal hicve hem de dönemin insan psikolojisine bir ayna oluyor. Sonunda gerçek ortaya çıktığında ‘meğer her şeyin kökünde insan hilesi varmış’ hissiyle kalıyorsun. Çok severek okuduğum bi yazar Hüseyin rahmi Gürpınar.Bu kitabından sonra diğer kitaplarını okumaya başladım .”
1000Kitap
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202517,9bin okunma
10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Bu kitabi nedense cok sevecegimi biliyordum okumak icin erteliyordum .Hemen bitirmemek için yavaş yavaş okudum. Anna Karenina’yı okurken kendimi sürekli hem Anna’ya kızarken hem de ona üzülürken buldum. Tolstoy öyle bir dünya kurmuş ki, karakterlerin yaşadığı duygular insana çok tanıdık geliyor; sanki onların yanında yaşıyorsun her şeyi. Anna’nın tutkulu aşkı, toplum baskısıyla çatışınca ortaya hem çok güzel hem de çok acı bir hikâye çıkıyor. Bir yandan da Levin’in daha sade ama derin arayışları, kitabı sadece bir aşk hikâyesi olmaktan çıkarıp hayata dair bir düşünme alanına dönüştürüyor. Bitirdiğimde aklımda en çok şu kaldı: İnsan bazen kendi kalbini dinlemenin bedelini çok ağır ödüyor.Anne karenina kendisini bekleyen sonu bile bile hazırlıyor.
1000Kitap
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Reklam