Green Sunset

Hazret-i Adem Kıssasından Alınacak İbretler
1. İnsanı sürekli kötülüğe teşvik eden ve onun apaçık düşmanı olan şeytanın hilelerine karşı çok dikkatli ve uyanık olunmalıdır. 2. İnsanı ebedi hüsrâna sevk edecek olan kibir, haset, hırs, acelecilik gibi mezmum sıfatlardan kurtulmak için nefs tezkiyesi ve kalp tasfiyesine ehemmiyet verilmelidir. 3. Bir günah işlendiğinde Adem aleyhisselamın yaptığı gibi hemen istiğfâr edilmelidir. 4. Hiçbir hatâmız olmasa dahî Allah'ın nîmetlerine karşı layıkıyla şükredemeyeceğimizden, bu acziyetimizi îtirafla istiğfâra yönelmeliyiz. 5. Hazret-i Adem ile Hazret-i Havva Validemiz'in yasak ağaca yaklaşması hadisesinden çıkan neticeye göre, kulların günah işlemesinden sonra kaybolan rühâniyetleri onların istiğfår etmeleriyle tekrar geri verilmektedir. 6. Hazret-i Adem gibi dualarımızda dâimâ Rasûlullah Efendimiz'le tevessül etmeli, rahat ve sıkıntılı her ânımızda onu dilimizden düşürmemeli, kalbimizden çıkarmamalıyız. 7. Habil gibi, rûh-i sultânîyi nefsânî hayata galip kılarak ahseni takvîm sırrına kavuşmaya çalışmalıyız. 8. Hayra vesile olanların, kendisinden sonra gelip aynı hayrı işleyenlerin ecrinden hisse alacağı, buna mukâbil, şerre sebep olanların da kendilerinden sonra aynı şerri irtikâb edenlerin suçlarından bir vebal yükleneceği hakîkati hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalıdır. Nitekim Habil hayırda, Kâbil şerde çığır açmıştır. 9. İnsan, mükerrem yaratılmış ve onun varlıkların en üstünü olduğu bildirilmiştir. Netîce olarak Hazret-i Adem; İlk olarak cennet ve dünya hayatını yaşayandı. İlk örtünendi. İlk unutandı.
Sayfa 123·Kitabı okuyor
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
-Ya Rabbi! Muhammed hakkı için Sen'den beni bağışlamanıb istiyorum. dedi. Allah Teâlâ: <<-Ey Adem! Henüz yaratmadığım halde Muhammed'i sen nereden bildin? buyurdu. Adem Ya Rabbi! Sen beni yaratıp bana rûhundan üflediğinde başımı kaldırdım, arşın sütunları üzerinde "Lâ ilahe illallah, Muhammedü'r Rasûlullah" cümlesinin yazılı olduğunu gördüm. Bildim ki Sen, zâtının ismine ancak yaratılmışların en sevimlisini izâfe edersin!» dedi. Bunun üzerine Allah Teâlâ: <<-Doğru söyledin ey Adem! Hakikaten O, Ben'im için mahlükâtın en sevimlisidir. O'nun hakkı için Bana duâ et. (Mâdem ki dua ettin) Ben de seni bağışladım. Şâyet Muhammed olmasaydı seni yaratmazdım!» buyurdu." (Hakim, Müstedrek, II, 672)
Sayfa 117·Kitabı okuyor
Alıntı
Kalbin; kesâfetten, yani süflî dünya lezzetlerinden kurtulup letafe-te kavuşması, ilâhî duygularla dolu olması zarûrîdir. Aksi hâlde mari-fetullâha vâsıl olmak mümkün değildir. Merhûm Necip Fazıl, bu kalbi hakîkati bir yakarış hâlinde ne güzel ifade eder: Bende sıklet, Sen'de letâfet... Allah'ım, affet! Latîf'ten af bekler kesâfet... Allah'ım, affet! Etten ve kemikten kıyafet... Allah'ım, affet!
Sayfa 113·Kitabı okuyor
Alıntı
Nitekim "insan" kelimesinin iki ayrı kökten müştak olduğu söylenir. Birincisi, unutma manasındaki "nisyan" dır. Ayet-i kerimede ifade edildiği gibi Hazret-i Adem Allah ile yapmış olduğu ahdi unutmuştur. İkincisi ise "ünsiyet"tır ki, insan bulunduğu yere çabucak alışır, ülfet eder ve adeta o yerin rengine boyanır.
Sayfa 111·Kitabı okuyor
Alıntı
Mesnevî şârihi Tâhiru'l-Mevlevî, insanın yüklendiği bu mes' ûliyetin ağırlığını şöyle dile getirir: Eli boş gidilmez gidilen yere; Rabbim, boş gelmedim ben suç getirdim!.. Dağlar çekemezken o ağır yükü; İki kat sırtımda pek güç getirdim!..
Sayfa 101·Kitabı okuyor
Alıntı