Kendini bulduğun boşluğu anlat dedim.
Rüzgardan bahsetti
Rüzgara karşı yürümekten
Konu nereye gelecek bilmiyordum ama ilgimi çekti.
Ve anlatmaya başladı..
"Olduğum boşluğu anlamaya çalışıyor onu açıklamaya çalışıyordum kendi kendime.
Yaptığım iş hep budur zaten herşeyimi kendime açıklamaya çalışırım. O zamanlar odamdan pek çıkmaz ev ve kütüphane arasında mekik dokur dururdum, kulağımda kulaklık her zamanki gibi melankolik müzikler çalıyor. Rüzgarlı bir gündü aşırı şidetli bir rüzgar yoktu ama rüzgarlıydı. Ona karşı durması zor bir rüzgara karşı yürüyüp kütüphaneye varmaktı hedefim ama beni zorluyordu ve ağlamaya başladım. Aslında hep böyle yaparım zorlandığım işler karşısında gizli gizli ağlarım.
Mesela yağmurlu günleri bu yüzden severim ve yağmurun altında doyasıya ağlarım çünkü ağladım beli olmuyor.
Ama o gündem sonra rüzgarıda sevmeye başladım, ağladığımda şidetiyle göz boncuklarımı, o kimselere göstermeye kıyamadığım göz yaşlarımı savuruyor ve bunu hiç umursamıyordu. Ve yoluma devam ederek olduğum boşluğu tasvir edecek kelimeleri ve cümleleri hayal ediyordum ki o an rüzgar kesildi, ben ona karşı sert adımlarla ilerlerken o bi anda şidetini kesi verdi ve ben öylece bir boşluğa düştüğümü hissetim. Düşündüğüm ve hayel etiğim şeyi rüzgar bi anda bana veri verdi. Anladım ki ben o boşluktayım ne kadar sert'te yürüsem, ne kadar onu fark etmek istemesemde o hep benim atığım adımlarda gizliydi. Benim hırsımda, benim acılarımda, yok etmeye çalışmak istediğim duygularda saklıydı benim boşluğum. Ve ben o boşluğu beni insan yapan duygularımı ve hislerimi doldurarak kapatmaya çalıştım."
Müziği açıp kulaklığını taktı ve tek kelime bile etmeden
Yürüdü
Yürüdü
Yürüdü ve kayboldu hayelim...
Eyüp Bozkurt
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fakat ne yardımı dokuna bilir ki sözcüklerin bana?
Biliyorum ondan sonra yine yalnız kalacağım.
Ve insanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç birşey yoktur..
Vücüdumu acıtan zeminde üstümde sadece incecik bir giysiyle yatıyordum, çünkü üstüme birşey örtmemiştim, uykuya dalarsam senin ayak seslerini duyamam korkusuyla ısınmak istemiyordum. Acılar içindeydim, kramp giriyormuşçasına ayaklarımı yukarı çekip büzülmüştüm, kolarım titriyordu: o korkunç karanlığın içi öylesine soğuk tu ki ikide bir ayağa kalmak zorunda kalıyordum. Bekledim bekledim. Seni kaderimi, beklercesine bekledim..