Finlandiya'nın bu kıskanılacak düzenin yanında terk edilmiş bir hasta gibi çelimsiz, yoksul, kirli, darmadağınık, üstü balı yırtk, eğitimsiz, kırbaçlanmış, zihni bastırılmış, iradesi ezilmiş Rusya'mız sürünüyor. Finlandiya'nın neşeli ''Ben anayasal Gerkules yerim'' açıklamasına karşı geride kalmış, haklarından mahrum bırakılmış, anayasa bilmeyen Rusya ne yazık ki ''Bense yalnız dayak yerim'' diyebilir sadece.
Rusya'nın tabiri caizse antresinde St. Petersburg'un kapılarında ve Neva kıyılarından iki saatlik sürüş mesafesine, sıradan bir Rus vatandaş için gerçek bir anayasal baştan çıkarma başlar. Bir reklam panosunda sğalıklı ve neşeli bir çocuk olarak resmedilmiş Finlandiya duruyor, altındaysa bir yazı: ''Ben Gerkules'' yerim. Benim özerk yönetimim var. Ülkemde halkın kendisi, seçilmiş temsilcileri aracılığıyla bu küçük toprakları yönetir.''
Memleketinizin durumuna baktığınızda eksiklikleri, yanlışlıkları, genel anlamda geri kalmışlığı, bu yüce halkın kudretine yakışmayan yavaşlığı ve özensizliği mi görüyorsunuz? 0 halde ''Güneş çoktan doğdu!'' Çalışma vakti! Öğrenmeli, öğretmeliyiz! Omuz omuza çalışacak daha çok, daha çok insan bulmalıyız! İşimiz çok, çalışacak insansa az. Yeni bir güce ihtiyacımız var... diye seslenin, çağırın... Ruhunuz daralarak, kalbiniz sıkışarak bu başıboş bırakılmış, öksüz kalmış halkın sonsuz yoksulluğuna, asırlardır süren karanlık cehaletine, çocuksu çaresizliğine bakıyorsunuz. Hayalini kurduğunuz sevgili halkınız bu değil.