Daha önce ismini duymadığım yazardan nasıl olur da şimdiye kadar okumadım dediğim bir kitap. Öğrencilerin makineleştirildiği okulda alışılagelmeyen tarzda bir İngilizce öğretmeni karşımıza çıkıyor. Daha önce aynı okulda başarıyla okuyan öğretmen; öğrencilere hayatın sadece pozitif bilimlerden oluşmadığını, yaşamaktan haz almak gerektiğini onları Ölü ozanlar derneği ile tanıştırarak gösteriyor. Kendilerine aile baskısından kurtularak başka yollar çizmeye çalışan öğrenciler kabuklarını kırıyorlar. Herkesin hayata başka gözle bakmasını sağlayacak olan eser aynı zamanda sinemaya da uyarlanmıştır. Sizin de kendinizi ölü ozanlar derneğine üye yapmak isteyeceginizden, okul yıllarının gözünüzün önünden geçeceğinden şüpheniz olmasın.