Senelerdir kütüphanemde olmasına rağmen bir türlü başlayamadığım ya da başlayıp yarım bıraktığım bir kitaptı Kuyucaklı Yusuf. Edebiyatta önemli bir yere sahip olması ve en çok okunanlar listesinden hiç düşmemesi bende merak uyandırdı ve artık okumam gerektiğine karar verdim.
Yusuf’un sessizliği aslında çok şey anlatıyor; haksızlıklara karşı içinde büyüyen öfkeyi hissetmemek mümkün değil. Nerede olursa olsun topluma yabancı kalması ve yaşadıkları oldukça dramatik. Adalet duygusunun nasıl zedelendiğini görmek insanı rahatsız ediyor. Daha da çarpıcı olan ise, günümüzde de adaletle ilgili pek bir şeyin değişmediğini fark etmek; bu da ister istemez insanı karamsarlığa sürüklüyor.
Sabahattin Ali’nin üslubuna söz söylemek zaten haddim değil… Kitap nasıl akıp gitti anlamadım. Karakterler o kadar gerçek ki sanki hepsi çevremde yaşıyormuş gibiydi; hatta yer yer bir film izliyormuşum hissi verdi. Bitirir bitirmez filmini izlemek için sabırsızlanıyorum. Kuyucaklı YusufSabahattin Ali