O hâlde Âdem’i büyük kılan şey, emanet yükünü taşımış olması olgusudur ki bu da Allah sevgisidir. Sevginin sırrını yalnız o bildi; zira sevgi onun var oluşunun altında yatan sebepti. Biliyordu ki sevgisi ancak ayrılık acısını tattığında beslenip güçlenebilirdi. Bu yüzden yasak meyveyi yedi...
Mihribân; sevgiye dönüşen, sevgi soluyan demektir. Kimsenin yari Mihribân değil, bu çağ Mihribânsızdır. Mihribân yoksuludur gecelerimiz, yani güneşsiz. Sevgi Mihribânsızlaşınca insanlar hazzı, eğlenceyi, vakit geçirmeyi ve şehveti aşk sanıyorlar...
Nefret ediyorum bu tür karşılanmaktan. Annemse, bu konuşma biçiminin eski zaman kişilerince bir sevgi göstergesi olduğunu söylüyor. Oldukça garip bir sevgi göstergesi…