📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
‘Kimileri için ulus, kimileri içinse din ya da sınıf. İnançlarının tehdit altında olduğunu hisseden insanlar arasında bütün kimliklerini özetler gibi görünen şey dinsel aidiyet oluyor. Ama tehdit altında olan anadilleri ve etnik gruplarıysa, o zaman dindaşları ile kıyasıya savaşıyorlar.’
“1976’da Lübnan’ı terk edip Fransa’ya yerleştiğimden beri, son derece iyi niyetli olarak, kendimi ‘daha çok Fransız’ mi, yoksa ‘daha çok Lübnanlı’ mi hissettiğim ne kadar çok sorulmuştur bana. Cevabim hiç değişmez: Her ikisi de.
Amin Maalouf bu cümleyle başlıyor kitabına. Dünyaya geldiğimiz andan beri değişen dünya düzeni ile ortaya çıkan ‘Kimlik’ ve ‘Aidiyet’ sorunlarını tüm gerçekliği ile anlatıyor yazar eserinde. Özellikle günümüz coğrafyasında herkesin yaşadığı karmaşaya, soramadığı sorulara, düşünüp dile getirmeye bir sebeple cesaret edemediklerine ışık tutan bir eser…
Ben çok etkilendim okurken..Tavsiye ederim ..
Bir sürü aptalın saldırısına uğrayan, daha fazlasının da yok saydığı ahlaki vicdan, var olan ve daima var olmuş bir şeydir, yoksa ruh denen şeyin bulanık bir fikirden öte olmadığı Dördüncü Zaman filozoflarının icadı değildir”