Güher

Güher
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak #300869920 #283478814 #304219475
21 Temmuz
113 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Ah u zâr kaldı..
Puan vermedi·312 syf.·
2025 13. kitabı
Son sayfalara gelene dek niye okudum şimdi ben bunu diye hayıflamsamda yarıda bırakmak canımı daha çok acıtır diye devam ettim. Ve bitirdim. Tarık Tufan muhteşem bir romancı.. bu kitabında farklı anlatıcılardan dinliyoruz. Farklı dönemlerden. Biri vefa semtinde Canfeda konağındaki Halide hanım ( ki seni hiç unutmayacağım) bir diğeri Hamit dönemi konak yaşamından uzak 'aşka kurban' Derviş Ali.. Bu iki acı dolu karakter dışında 4 kardeş var ki bir gece konakta yüzleşmeye karar verirler.. her biri kendi yaralarını deşip birbirlerine gösteriyor, acılarını yarıştırır gibi hesaplaşmalarını okuyoruz. Anlatıcılardan farklı dönemlere gidiyoruz. Kâh konağın kasvetli odalarında dışarıda alevlenen yangınla beraber içimiz dağlanır, kâh son Osmanlı döneminin bozuk ortamı.. anlatım elbette çok, çok iyi. Arka planda muhteşem bir psikolojik anlatım var.. anne kız ilişkisi, soya çekim, çevrenin bireydeki etkisi.. belki de bu sebeple her biri gerçekçi gelip bu kadar üzdü..ismi geçen ressam gerçekten ( Fausto Zonaro) Hamit dönemi saray ressamı ve sanırım Tarık Tufan, ressamın Dervişler tablosunu görüp etkilenmesiyle kitaba konuk olmuş.. Bu kitabı beni fazlasıyla üzdü, her sayfada içime kasvet, acı doldu.. henüz hakkında yazılı herhangi bir şey okumadım ama bende dolu bir Ah bıraktı bu defa yazar..
Edebiyat
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·128 syf.·
2025 12. kitabı
Tarık Tufan hüznü kaldı üzerimde.. Bizlerin acı içinde arayışları, kayboluşları, korkuları.. eksikliğimiz ve tamamlanmaya çalıştıkça eksilmemiz.. Mevlana'nın; 'Boynunda duran elmas kolyeyi aramak için odadan odaya koşturup duruyorsun.’ sözü bizlerin beyhude arayışını tanımlamış. Arayacağız elbet.. yeri gelince canhıraş bir suskunlukla, ağlamayla, korkuyla.. Başka yerde değil içimizde. Asıl mabedimizde. Bir vav harfi gibi O'nun ipine sarila sarila kendimizden kendimize hicret edeceğiz. Cesaretin varsa.. manâya gönlün varsa!! Simurg anlatısına telmihte bulunup güzel meteorlarla zekice kurgulanmış yalın bir kurgu. Yalın bir hüzün..
Edebiyat
Ve Sen Kuş Olur GidersinTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 202011,5bin okunma
Puan vermedi·130 syf.·
2025 11. kitabı
"insanın Rabbi varsa, her şeyi var" Bayram sabahı dışarıdan gelen bayram namazı sesi eşliğinde başladım ve bitirmem kısa sürdü. Tüm gün gönlümdeydi..ki muhtemelen bir süre yer edinecek. Herhangi bir edebi yönü yok, beklenmedik olaylar vs söz konusu değil.. buna rağmen başımdan okşar gibi bak kızım, etraf O'nun tecellisi.. ağaçları, ay'ı hatta ölümü dahi temaşa et, teselli ol der gibi.. en büyük mükafat var olman, yeter ki O'nu ara sana verdiği anlamı, değeri kavra. Görmeyi bil,manayı bil, sevmeyi bil, seni görüp değer vereni Rahman'i sev, O'na güven. Kendini bir ay gibi teslim et ve bırak içinde sana yansıttığı güzellikler çıksın.. Taha "ben seni kendim için seçtim" ayeti döndü dolaştı aklımda..
Edebiyat
Ay TerapisiMustafa Ulusoy · Kapı Yayınları · 20132,156 okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2021 20. kitabı
Hepimizi Gogul'un Paltosundan çıktık. Gogol derken akla ilk gelen Dostoyevksi'nin sözü.. İncelemeye gogol'un paltosundan başlamak daha yerinde olur o halde. Palto, kitabın içindeki 6 öyküden biri. Aslında burada palto metafor olarak kullanılmış desek yeridir. Memur olan -ki karakterinin çoğu memur- Akaki Akakiyeviç iş yerinde tuhaf karşılanan yalnız ve işine çok sadık bir karakter. Bir müddet para birliktirip aldığı palto ve sonra çalınması öykünün konusu. Palto çalındıktan sonra olayların fantastiğe bürünmesi ise ana konu. Yıllarca çalışıp geçinmeye çalışan Akaki paltosunu çalınmasi sonrası önemli kişilere başvurur ve çoğu kişi tarafından aşağılanması, kulak aşılmaması onun ölümüne yol açacaktır. Ölümünden sonra hayali "önemli kişilere" musallat olur ve paltosunu bulana dek rahat bırakmaz kimseyi... Palto burada; yıllarca emeğiyle çalışıp hakkı yenilenlerin, haksızlığa uğrayanların, sessiz çığlık ataların simgesidir Kitaptaki öyküler genel anlamda memur karakterler , Rus bürokrasine eleştiri, sosyete popülist kültür eleştirisi, haksızlığa eleştiri ve tüm bu olaylar karışısinda karakterlerin sessiz çığlığından oluşmaktadır. En azından Palto okunmalı.
Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve FaytonNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202537,2bin okunma
Puan vermedi·60 syf.·
2021 18. kitabı
Dün uğradığım bir sahafta kitapları karıştırırken çarptı gözüme. Arkasında yazan "Her akşam aynı saatte aynı trene binip evlerine dönüyorlar" yazısı biraz ilgimi çekti. Pek sevmem bu tür aşk romanlarıni ama gerek bu aralar havanın vermiş olduğu aşk duygusu gerek kıtabin zaten inceliği bahenesiyle alıp geldim. Bır kere açmanız yeterli bitmesi için zira çok ince. Araştırdığım kadarıyla baskısı yok 2.bir baskısı da yapılmamış sanırım. Hak etmiş mi tartışılır ama çok fazla baskıyı hak eder miydi o da tartışılır. Yalın bir dil çeviri veya orijinalii bilemeyeceğim ama kurulan cümleler, konuşmalar yavan duruyor pek rahatsız etmede de. Konuya geçelim.. Trende karşılaşan iki kişi. Diğer aşk romanlarındaki gibi iki aşıktan farkı kadın karakterimiz ( Kula) yaşını almış iki çocuk annesi ,evli erkek karekterimiz henüz öğrenci. Olay bu iki kisinden ibaret ve geçtiği yer olarak trenin kullanılması tesadüfi değil. Her ikiside kendi hayatlarından rutinlerden sıkılmış bu trende bir nevi kendi hayatlarının yolculuğuna çıkıyorlar. Bu yolculukta hayatlarını tekrar sorgulayıp daha önce farkına varmadıklari/varamadıklari çoğu şeyi görmeye başlarlar. Yazar bir nevi sonunu bize bırakmış gibi duruyor ama trendeki elektrik kesintinden sonra Kula'nin düşünceleri bize anlatıyor her şeyi. Trende ikisinin yaşamına şahit olmuş bizzat yaşamış gibi hissettim. Güzeldi :)
KulaMenis Kumandareas · Yapı Kredi Yayınları · 200641 okunma
Reklam