Hepimizi Gogul'un Paltosundan çıktık.
Gogol derken akla ilk gelen Dostoyevksi'nin sözü.. İncelemeye gogol'un paltosundan başlamak daha yerinde olur o halde.
Palto, kitabın içindeki 6 öyküden biri.
Aslında burada palto metafor olarak kullanılmış desek yeridir. Memur olan -ki karakterinin çoğu memur- Akaki Akakiyeviç iş yerinde tuhaf karşılanan yalnız ve işine çok sadık bir karakter. Bir müddet para birliktirip aldığı palto ve sonra çalınması öykünün konusu. Palto çalındıktan sonra olayların fantastiğe bürünmesi ise ana konu.
Yıllarca çalışıp geçinmeye çalışan Akaki paltosunu çalınmasi sonrası önemli kişilere başvurur ve çoğu kişi tarafından aşağılanması, kulak aşılmaması onun ölümüne yol açacaktır. Ölümünden sonra hayali "önemli kişilere" musallat olur ve paltosunu bulana dek rahat bırakmaz kimseyi...
Palto burada; yıllarca emeğiyle çalışıp hakkı yenilenlerin, haksızlığa uğrayanların, sessiz çığlık ataların simgesidir
Kitaptaki öyküler genel anlamda memur karakterler , Rus bürokrasine eleştiri, sosyete popülist kültür eleştirisi, haksızlığa eleştiri ve tüm bu olaylar karışısinda karakterlerin sessiz çığlığından oluşmaktadır. En azından Palto okunmalı.