Cemal Süreya'nın; "Dostoyevksi okuduğumdan beri huzurum yok, Stefan Zweig'in; "sadece ateşler içinde yanan insan, tutkular içinde kavrulan insan onun hakiki dünyasına dalabilir" Dostoyevksi için söylenmiş en doğru ifadelerdir.
Dostoyevksi'nin okuduğum 5.eseri olduğunu fark ettim. Ben İfade edecek olursam; Dostoyevksi okuduğumdan beri insanoğluna güvenim yok, insan denen iki ayaklı nankörden korkum var.. her eserinde insan olmanın farklı versiyonlarını işleyip insanlığa dair çok kapsamlı en kapsamlı ve çarpıcı huzur kaçırıcı belki cesaretlendirici bir yanı var. Gerçek var Dostiyevksi'de.
Söz konusu esere gelecek olursam, ilk başta çok güzel ilerleyip ortalarda durağan,sonlara doğru farklı farklı olayların ortak noktada birleşip aynı konular ve kişiler üzerinde yormadan zorlamadan birleşmesiyle merak uyandırıp akıcılığı en üst seviyede ortalarda alamadığım hazzı sonlarda soluk soluğa veriyor. Nelly ve Vanya'ya çok uzulmekle beraber her şey farklı olabilirdi diyorum...Ama söz konusu Dostoyevksi! Hastalığı, açlığı hayatındaki kayıpları, uğradığı haksızlıklarla bize nasıl eser verebilirdi zaten? Dostoyevksi olur muydu o zaman gibi sözde soruları sorduruyor.