Eski sevgililer bazen kalbimizin en dar, en ince kılcal damarlarından sızar; yılların tuzuyla birleşen gözyaşı kanallarına, içimizde bıraktıkları o boşluğa yerleşirlerdi. Adına özlemek denilen unutturmayan o ıslaklık.. Ne kadar istersek isteyelim çekip gitmezdi.
Bazı insanlar diğerleri gibi çabuk toparlanamıyordu. Bazı insanlar biten bir aşktan sonra sütten kesilmiş bir çocuğa dönüyordu ve dünya onları doyurmaya yetmiyordu..
İtiraf etmeliyim ki anaavludaki o garip kaçak o zamana kadar hiçbir şekilde dikkatimi çekmemişti. Diğerlerinden pek bir farkı da yoktu bana kalırsa. kendi halinde sıradan biriydi benim için. Ama daha fazlası varmış. meğer bütün ömrümü tepetaklak edecek beni yeni bir hayatın sınırlarına taşıyacak içimden bambaşka bir kadın çıkaracak hikaye o kalabalık avluda geziniyormuş...