Açık seçik söyleyecek olursak; Enerji ölmez, demektir bu. Enerji yerine ruh kelimesini kullanabilirdik, modern kültür dışında bütün kültürler onun ölümsüz olduğunu kabul ediyorlardı. Ölümle birlikte açığa çıkar ki, her varlığa baştan itibaren nüfuz ederek ona can veren bu öz, yaşamın sonunda yitip gidiyordur. Ama nereye? “Giden” insan, ne olur?
Yaşamın enerjisi herhalde hâlâ “oradadır” insanın, tek bir kuantumu bile yok olmaz fakat tam nerede olduklarını tayin edemeyiz. Sadece bedensel açıdan bile, tam bir ölüm olmaz gibi görünür: Bütün atomlar ve moleküller er geç başka atom ve molekül bileşiklerine aktarılırlar, hiçbiri hiçlenmez.
Bedenin verili biçimiyle varoluşu sona erer fakat bütün bileşenleri başka biçimlere dönüşür. Ruhun enerjisine de aynı şey oluyor olabilir ve enerji yaşlanmadığından, ruh, yaşlanmakta olan bedende bile uzun süre genç hissetmeye devam edebilir kendisini.
Yaşlanan, insanın dışsal görünüş imgesidir, içsel varlığı değil.