Herkesin kimi zaman gerçekten, kimi zaman yalandan, kimi zaman aşk acısından, kimi zaman yoksulluktan öldüğü; sonra da günün birinde bütün ölülerin geri dönüp, hayatlarına kaldıkları yerden devam ettiği kocaman bir roman olacaktı.
Gerçek hayattansa kitaplardaki dünyada yaşamak bana daha güzel geliyordu. Kitaplar yalnızlar içindi çünkü. Dışarıdaki gerçek hayat onları avutamadığı için okuyordu insanlar..
Gidemiyordum. Ömrüm bu şehirde hep aynı çemberin içinde dönüp durmaya yargılıydı sanki. Her şeyden biraz kalmıştı bana. Hiçbir zaman tam olamıyordum. Başladığım yere geri dönüyordum hep. Zamanın ve ömrün sonsuz çemberinde kötü bir kapana kısılmış gibiydim..