“Yürüyerek şehri geçtim, yolum nehir kenarında bir yere düştü. Burada, diye düşündüm, sorunun neyse rahatça didiklersin, sonra da net bir karar verirsin. Nehre baktım, düşündüm, ama ortaya pek bir şey çıkmadı. Yapmak istemediklerimi tekrarlıyordum sürekli. Tefekkür dedikleri şey topu topu bu muydu? Hayatımı sorgulayışımın arkası gelmiyordu, bu da beni erkenden yordu. Bu yorgunluğu da anlamadım. “