Gülay

Gülay
@Gulay___
“Sadece ben kendimi duyuyor ve anlıyorum, öteki insanlardan daha iyi değilsem bile en azından başkayım” instagram.com/karganinelyazmasi
“Nasıl olsa çocuktur, kusura bakmaz, demişsin besbelli… Ama çocuklar kusura bakarlar. Kuşlar gibi. Hani taş atmıştım bir kez de küsüp kaçmıştı.”
Sayfa 102 - Can Yayınları
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Nevin’le odun taşıyorduk yine.Sordum ona , "Senin de yüreğin çarpıyor mu?" diye. Çarpıyormuş. Herkesin yüreği çarpıyormuş ama kimininki karanlık olurmuş kimininki aydınlık. Dışarıdan hangisinin aydınlık, hangisinin karanlık olduğu nasıl anlaşılır İnci? Nevin’e sordum: ‘Dünyanın en zor işidir onu birbirinden ayırmak,’ dedi.
Sayfa 79 - Can Yayınları
Edebiyat
“Yine akşam oldu işte. Hiç sevmiyorum akşamları. Gün batarken sayıyorlar bizi. İçeri sokuyorlar sonra. Kapıyı da kilitliyorlar üzerimizden. Koğuştan avluya açılan demir kapıda minicik bir mektup deliği var. En son Safinaz'la ben kalırız o deliğin başında. Boşalan avluya bakarız bir süre. Gardiyanlar avlu merdivenlerini çıkıp idareye giden dış kapıyı da kapatırlar. Akşamı götürürler anahtarlarıyla birlikte. Yıldızları da...”
Sayfa 52 - Can Yayınları
Edebiyat
“Gün gelip biz de senin gibi çıkar mıyız? Özgürlüğe çölde kalmış bitkiler gibi susamışız.”
Sayfa 28 - Can Yayınları
Edebiyat
“Burnun büyüdü mü İnci? Hani Pinokyo’nunki gibi... Sen anlatmıştın, Pinokyo diye bir kukla varmış. Yalan söyleyince burnu uzuyormuş. Yalan söylersen senin de burnun büyür demiştin bana. Sen de yalan söyledin. "Seni bırakıp gitmem. Gidersem seni de götürmeye çalışırım." Hatırlıyor musun, böyle söz vermiştin. Ama "Hoşça kal,” bile demeden gitmişsin. Ben uyurken.”
Sayfa 15 - Can Yayınları
Edebiyat