Gulbeniz Abdullayeva

Gulbeniz Abdullayeva
@Gulbeniz
Kitap okumak benim icin hobi deyil ihtiyacdir.
Ogretmen
Baku State University
Baku/ Azerbaycan
Baku
30 okur puanı
Ekim 2014 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sanırım insan bir şeye inanmak isterse, ne olursa olsun, kaç yaşına gelirse gelsin farketmiyor, inanıyor.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sessiz oturabilir miyiz seninle Aramızda yaprakların hışırtısından Ve ceylanların hayata çıkışından Başka bir ses olmadan Beni sessiz de sevebilir misin Yağmur almış toprağı Ve üşüyen kainatı dinlerken Araya dünya sözleri karışmadan Biliyor musun çekirgelerin Unutulmuş ülkelerin Kahrından kuruyan nehirlerin Diliyle konuşabilirim seninle Duyabilirim seni hiç konuşmadan Kalbinin atışlarını duyabilirim İçinde bir yaz gezmesine çıkan çocuğu Ve dudağın en uzak sokağında Biriken dilini hayatın Sökebilirim, öğrenebilirim Sözcükler bağırtılar klaksonlar Ona karışmadan Ay sesiyle, gün sesiyle, gül sesiyle Tırmanırım kalbinin tepesine ve işte Zakkumların diliyle konuşabilirim seninle Rüzgarın ve acının bildiği dilde Acelesiz, hiç yarışmadan Aessiz oturabilir miyiz seninle?
Sayfa 7·Kitabı okudu
"Çünkü bir kadın iyi bilirdi yarası olan erkeği. Uzaktan bile görse tanırdı, bulurdu. Galiba kadınlar, yaralı erkekleri seçerdi hayatlarına ve bir erkeğin hayatındaki yara bandı olmayı tercih ederlerdi. Belki de kadınlardaki bu duygu, bu ilaç olma çabası, ezbere bildikleri pansuman davranışlar, içlerindeki anneliktendi. Her yerlerinden fışkıran şefkatten… Çünkü kadınlar daha çok küçükken başlardı yara sarmaya, oyuncak dünyalarında bile herkesi mutlu etmek zorundaydı, değil ki bu dünyada... Yarası olan bir erkeği mutlu etmek için her şeyi yapabilirdi bir kadın. İyileştirmeyi severdi. Belki de o yüzden kendi elleriyle iyileştirdiği adamı, yine bir başkasının hayatına iten de aynı kadın olabilirdi. Ne var ki yarası olan erkeklerin ihtiyacı kadar, kadınların da yaralı erkeklere ihtiyaçları vardı… Yeryüzünde bilinmeyen başka bir dengeydi bu..."
Sayfa 209 - Senden sonra- Bir kalanin bir de gidenin oykusu·Kitabı okudu
Hiçbir kaybediş, terk ediliş, öylece nedensiz bırakılış; yani çekilen en ufak ya da en büyük acı başkasından dinlenmez. Derdi çeken bilir, canı yanan, gözyaşı döken bilir... Kim için, ne için cani yandığını."
Sayfa 91 - Senden sonra
Bu kadar kolay miydi, bir erkek icin, istedigi seylerin yerlerini degisdirebilmek? Bu kadar acimasiz olabilirmiydi giden? Gitmek... Birakmaktan dahami kolaydi? Gitmek... Ozlemekten dahami az acitirdi insanin canini? Giden, geride biraktigini gercekten sevmis miydi? Giden; kendi elleriyle, hayelleriyle kurduggu bir dunyayi bir baskasina, ustelik tek basina yasamasi icin birakmanin ne kadar zor oldugunu bilse gider miydi?
Sayfa 82 - Senden sonra