Sessiz oturabilir miyiz seninle
Aramızda yaprakların hışırtısından
Ve ceylanların hayata çıkışından
Başka bir ses olmadan
Beni sessiz de sevebilir misin
Yağmur almış toprağı
Ve üşüyen kainatı dinlerken
Araya dünya sözleri karışmadan
Biliyor musun çekirgelerin
Unutulmuş ülkelerin
Kahrından kuruyan nehirlerin
Diliyle konuşabilirim seninle
Duyabilirim seni hiç konuşmadan
Kalbinin atışlarını duyabilirim
İçinde bir yaz gezmesine çıkan çocuğu
Ve dudağın en uzak sokağında
Biriken dilini hayatın
Sökebilirim, öğrenebilirim
Sözcükler bağırtılar klaksonlar
Ona karışmadan
Ay sesiyle, gün sesiyle, gül sesiyle
Tırmanırım kalbinin tepesine ve işte
Zakkumların diliyle konuşabilirim seninle
Rüzgarın ve acının bildiği dilde
Acelesiz, hiç yarışmadan
Aessiz oturabilir miyiz seninle?
"Çünkü bir kadın iyi bilirdi yarası olan erkeği. Uzaktan bile görse tanırdı, bulurdu. Galiba kadınlar, yaralı erkekleri seçerdi hayatlarına ve bir erkeğin hayatındaki yara bandı olmayı tercih ederlerdi. Belki de kadınlardaki bu duygu, bu ilaç olma çabası, ezbere bildikleri pansuman davranışlar, içlerindeki anneliktendi. Her yerlerinden fışkıran şefkatten… Çünkü kadınlar daha çok küçükken başlardı yara sarmaya, oyuncak dünyalarında bile herkesi mutlu etmek zorundaydı, değil ki bu dünyada...
Yarası olan bir erkeği mutlu etmek için her şeyi yapabilirdi bir kadın. İyileştirmeyi severdi. Belki de o yüzden kendi elleriyle iyileştirdiği adamı, yine bir başkasının hayatına iten de aynı kadın olabilirdi. Ne var ki yarası olan erkeklerin ihtiyacı kadar, kadınların da yaralı erkeklere ihtiyaçları vardı… Yeryüzünde bilinmeyen başka bir dengeydi bu..."
Sayfa 209 - Senden sonra- Bir kalanin bir de gidenin oykusu·Kitabı okudu
Hiçbir kaybediş, terk ediliş, öylece nedensiz bırakılış; yani çekilen en ufak ya da en büyük acı başkasından dinlenmez. Derdi çeken bilir, canı yanan, gözyaşı döken bilir... Kim için, ne için cani yandığını."
Bu kadar kolay miydi, bir erkek icin, istedigi seylerin yerlerini degisdirebilmek? Bu kadar acimasiz olabilirmiydi giden? Gitmek... Birakmaktan dahami kolaydi? Gitmek... Ozlemekten dahami az acitirdi insanin canini? Giden, geride biraktigini gercekten sevmis miydi? Giden; kendi elleriyle, hayelleriyle kurduggu bir dunyayi bir baskasina, ustelik tek basina yasamasi icin birakmanin ne kadar zor oldugunu bilse gider miydi?