Gülden BARAN

Gülden BARAN
@Guldenbaran
Türkçe Öğretmeni
118 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
“Bülbülün Gönle Düşen Kırk Ezgisi.”
10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 16:22
Elindeki kitap, Bülbülün Kırk Şarkısı, aslında klasik bir siyer kitabından biraz farklı bir yerde duruyor. İskender Pala burada kuru bilgi vermek yerine, edebi bir dil kullanarak Hz. Muhammed’in (sav) hayatını daha duygusal ve akıcı bir anlatımla sunuyor. Kitabı okurken en çok hissedilen şey, anlatımın “kalbe hitap etme” çabası. Yani olayları kronolojik şekilde sıralamak yerine, her bölümde bir duygu, bir ders, bir incelik ön plana çıkarılıyor. Bu da kitabı sadece “bilgi edinmek için” değil, gerçekten hissetmek ve düşünmek için okunur hale getiriyor. Dili oldukça sade ama aynı zamanda yer yer şiirsel. Bu da bazen çok etkileyici bir atmosfer oluşturuyor, bazen de okurken yavaşlamanı gerektiriyor. Özellikle edebi metinlere alışkın olmayanlar için ilk başta biraz ağır gelebilir; ama içine girince akıp gidiyor. Kitabın en güzel taraflarından biri, Hz. Muhammed’i (sav) anlatırken onu uzak, ulaşılmaz bir figür gibi değil; daha çok örnek alınabilir, insana dokunan bir rehber gibi sunması. Küçük detaylar, ince davranışlar ve ahlaki duruşlar çok zarif bir şekilde aktarılmış. Ama şunu da açıkça söylemek lazım: Eğer tamamen tarihsel, detaylı ve akademik bir siyer bekliyorsan bu kitap o tarzda değil. Daha çok kalbe dokunan, düşündüren ve hissettiren bir anlatı. Yani bilgi kitabından çok, bir “gönül kitabı” diyebiliriz. Kısacası: Bu kitap, hızlıca okuyup bitirilecek bir eser değil. Arada durup düşündüren, altını çizdiren, bazen de insanın içini yumuşatan bir yolculuk gibi. Eğer hem edebi hem de manevi yönü olan bir kitap arıyorsan, gerçekten güzel bir tercih. İyi okumalar dilerim.
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Reklam
"Canlı cenazeydim sanki..."
8/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2025 17:16
Kitaplardan alıntılar seçmeyi, sevdiğim ve etkilendiğim cümlelerin altını çizmeyi çok seven biriyim. Öyle ki altını çizecek bir şey bulamadığım, içinde ruhumdan çıkmış gibi cümleler göremediğim eserleri okumamış sayarım. Bu kitap daha ilk kelimesinden son kelimesine kadar altını çizmek istediğim cümlelerle dolu. Üzerinde durup düşünülecek, bazen duvara çarpmış gibi hissettiren cümleler… Bu da onu seksen altı sayfa olmasına rağmen ağır ve hacimli bir kitap yapıyor. Okurken Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı kitabını anımsattı bana. Her ikisi de insanın kendi içindeki anlam arayışını gözler önüne seriyor çünkü. Ben okurken çok keyif aldım, okuyacak herkese keyifli okumalar diliyorum.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Aşk dünyadaki en tehlikeli, en öldürücü duygudur!
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 22:21
Ortada bir cinayet… Cinayetin etrafında ikiz kardeşlerin hikâyesi… Sanki bir değil de iki kitap okuyormuşçasına bir haz veren bu kitabın sonuna kadar cinayeti kimin işlediğini merak ediyorsunuz fakat çok daha büyük bir sürprizle tüyleriniz diken diken oluyor. Aslında kitaba ilk başladığınızda cinayetin Ahmet ya da Mehmet’le ilgisi var sanıyorsunuz ama asıl olay Mehmet’in aşk hikâyesi. Ahmet’in ve ikizi Mehmet’in kayıplarla, aşkla, heyecanla dolu bu hikâyesi gerçekten okunmaya değer. Romanın içeriğinden çok kısaca bahsedeyim: Ahmet, bir arkadaşının cinayete kurban gittiği haberini alır. Bu cinayetle ilgili araştırma yapmaya gelen bir kızla tanışır. İkizi Mehmet'in hikâyesini bu gazeteci kıza anlatmaya başlar. Başta dediğim gibi romanın bir cinayetin çözülüşünü anlatacağını sanıyoruz, gazeteci kız da aslında Mehmet'in hikâyesini bu yüzden dinlemek istiyor fakat hikâyenin cinayetle bağını okuyucular gibi o da kuramıyor. Önce dinlemek istemiyor sonra ise her seferinde merakına yenik düşerek hikâyenin tamamını dinliyor. Roman aslında bu merakla birlikte sürükleyici hâle geliyor. Devamını anlatmayacağım çünkü okurken alacağınız keyfi azaltacağını düşünüyorum. Bu incelemeyi yaparken spoiler vermemek için çok büyük bir çaba harcadığımı itiraf etmeliyim. (Zaten okuyunca anlayacaksınız.) Kitap daha ilk sayfasından itibaren sizi içine çekiyor ve hem bitmesin hem de bir an önce bitsin istiyorsunuz. Zülfü Livaneli’nin Ahmet’in ağzından aşka dair düşüncelerini okurken “Evet ya, gerçekten de böyle!” diyerek kendinizden izler bulacağınız, okuduğunuza pişman olmayacağınız harika bir eser. Öyle ki anneme zorla “n’olur bu kitabı oku!” diyerek okutmaya başladım, okusun beraber dedikodusunu yapacağız :) Hâlâ okusam mı acaba diye tereddüt edenler varsa etmesin ve hemen okumaya başlasın.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2024126,4bin okunma
“Sait Faik Adalı'ya abayı yaktık vesselam.”
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2022 00:00
Kayıp Aranıyor, Sait Faik Abasıyanık'ın yazdığı iki romandan biri. Sait Faik, hikâyeciliğiyle tanıdığımız en değerli yazarlarımızdan. Betimlemeleri, dili ve karakterleri iliklerimize kadar hissettiren kalemiyle kendisine hayran bırakan bir yazar. Kayıp Aranıyor için uzun hikâye diyenler de var. Bana sorarsanız… Bence de uzun hikâye. Kitap’ta Nevin’in çok da yabancı gelmeyen hikâyesini okuyoruz. Peki kim bu Nevin? Nevin, yurt dışında eğitim almış, birden fazla dil bilen, özgür ruhlu, aydın denilebilecek bir kadın. Fakat yaşadığı toplum onu baskı altına almaya çalışıyor. Ne kadar da tanıdık değil mi? İşte bu baskı ve özgür ruhun çatışması ana tema aslında. Yani kısacası kitapta, Nevin’in hem toplumda yerini bulmaya çalışmasını hem de kendini arayışını okuyoruz. Nevin’in başına gelenlerden bahsetmek istemiyorum çünkü okurken alacağınız hazza etki etmesini istemiyorum, okuyun ve kendiniz görün bence. Adı her ne kadar “Kayıp Aranıyor” olsa da kendini bulmanın ve kendin olmaya çalışmanın hikâyesi anlatılıyor kitapta. Her “özgür ruhlu” kadının, bu kitabı okuması gerektiğini düşünüyorum. Şimdiden herkese iyi okumalar. ‍️
Edebiyat
Kayıp AranıyorSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,1bin okunma
"Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük."
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Pandemi döneminde okuduğum ve en etkilendiğim kitaplardan biridir Körlük. Nobel ödüllü Jose Saramago’nun okuduğum üçüncü kitabıdır kendisi. “Kabil” ve “İsa’ya Göre İncil” isimli kitaplarıyla ne kadar aykırı bir anlatımı olduğunu zaten anlamıştım. Jose Saramago; farklı bir bakış açısı kazanmak, gerçekleri farklı bir pencereden görmek isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir yazar. Gelelim Körlük’e. Bir anda başlayan körlük salgınıyla birlikte insanlığın ne kadar acımasızlaşabileceğini hatta iğrençleşebileceğini ve hepimizin içinde bencil bir kişiliğin de olduğunu gösteren bir kitap. Başta okunması zor gelen fakat ilerledikçe içine çekildiğiniz, verilen mesajların üzerine durup durup düşündüğünüz etkileyici bir eser. Kitaptaki karakterlerin isimleri yok, öyle uzun uzadıya tasvirler de yok. Bu yüzden çoğu şey sizin hayal gücünüze kalmış durumda. Bu bir yandan da yazarın, “isme, cisme, tasvire gerek yok hepsini kendiniz olarak düşünebilirsiniz” deme şekli de olabilir. Çünkü kitap modern dünyadaki herkesin kendi çıkarı söz konusu olduğunda kitaptaki karakterler gibi davranacağını sezdirmeye çalışıyor. Sorgulama yetisini geliştirmek isteyenlerin ve bakış açısı zenginliği kazanmak isteyenlerin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Kitap sinemaya da uyarlanmış bir eser ve kitabı okuduktan sonra filmini de izlemenizi tavsiye ederim. Alıntılar: "Herkesin bildiği gibi, kötülük, daima en kolay yapılan şeydir." (s.93) "Tam anlamıyla insan gibi yaşayamıyorsak, en azından tam anlamıyla hayvan gibi yaşamamak için elimizden geleni yapalım." (s.123) "Ne de olsa nihayetinde bu dünyada mutlak anlamda sahip olduğumuz hiçbir şey yoktur." (s.148) "Kolayca açıklanamayacak bazı davranışlar vardır hep, hatta bazen zor bir açıklama bile bulunamaz." (s.186) "Aslında körlük, umudun
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Reklam