Vedat Türkali’nin bu oyununda gerçekçi bir Türkiye portresi görürsünüz. Kitabın içindeki çizimler Ender Özkahraman’a ait. İstanbul için konuşulan, beklenen, korkulan o deprem olgusunu işlemiş yazar ancak sadece bundan ibaret değil. Dilenci, İmam, Polis üçgeni diyeyim sahne gözünüzde canlanır mesela. Bu ekibe bir iş adamının dahil olduğunu hayal edin sonra, uyanık ve düzenbaz olduğunu da belirteyim hemen. Dilencideki parayla ortak olup firma kurulması gibi ağlasak mı gülsek mi dedirten fikirlerin, kandırmacaların etrafında gelişiyor hikâye. Kurulan ortaklı firmalar, insanları süslü yalanlara inandırıp sonrasında ellerinden alınan tapular, yeni bir yuva verme vaatleri, depreme dayanıksız çatlak duvarlı evler… Kimileri iyi niyetinin kurbanı olup bilmeden kötülüğün emrine girer, kötüler ise zaten öyledir ve her zaman güçlü tarafta onlar vardır, finalde ise olan yine kimlere olur bunu zaten biliyoruz.
“İnsansak görevimiz
Acılara batmadan görmektir,
Göstermektir doğruyu
Ötesi dipsiz kuyu
Birlikte marşa başlarlar:
Kucaklayın dünyamızı
Kimseleri soymadan
Ezmeden kimseyi, kimseye ezilmeden
Mutluluğu bölüşmekten
Öte bir yol bilmeden.
#vedattürkali #şeytanınkaşıkoyunları #kitapyorumu #tiyatro #kitapönerisi