“Yeryüzüne mümkün olduğunca az inelim, yalnızca o yaşlı ağacın içinde, üzerinde yaşayalım; o zaman kimse bizim insan olduğumuzu anlamaz, demişti. Ben, insanın ne olduğunu düşündüm. İnsan muamelesi görebilmek için canhıraş çabaladığım günleri hatırladım. Demek ki Gu artık insan olmaktan bütünüyle vazgeçmek istiyordu. “
“Hayata dair türlü türlü bilgeliği şaşılacak derecede iyi bilir ama kendi hayatımızı baştan sona belirleyen en temel gerçekleri bilmeden, hatta bazen bilmediğimizi bile bilmeden öylece yaşayıp gittik. Böyle sırları bilmemek bazen daha iyidir. Öğrensen ne olacak, kafan karışır, başın ağrır, kimi zaman da kendi hayatını tümden inkâr etmek istersin.”
“En iyi hıza ulaştığın an, cennete de ulaşmış olacaksın Jonathan. Ve bu saatte bin mil, bir milyon mil hızla ya da ışık hızıyla uçmak anlamına gelmiyor. Çünkü rakamlar sınırları belirler; iyinin, mükemmelin sınırları yoktur. Mükemmel hıza ulaşmak oğlum, orada olmak demektir.”
“Özgürlüğü sevdim, ona duyduğum sevgi, insanların haksızlığa ve alçaklığa tutsak edildiğini öğrendikçe daha da büyüyordu: halk yığınlarını bilgisizliğe mahkûm edenlerin biçimlendirdiği, sonu gelmez cehaletin yükselttiği, kölelerin de dudaklarıyla parlattığı o korkunç putlara insanların boyun eğdiğini gördükçe de özgürlüğe olan tutkum yoğunlaşıyordu.”