O, herkesin kralı oynama hırsından geberdiği bir zamanda, kendi isteğiyle soytarıyı oynuyordu. Herkes oyunda daha büyük rol oynama çabasını gösterip Tanrı'yı oynamaya kalkıyordu hatta.
Tanrı'yı oynamak!
Ellerine geçirdikleri her imkânı, her mülkiyeti sahiplenme duygusuyla otorite aracı olarak kullanma duygusu bu.
Hükmetmek, karar vermek, geleceği belirleme gücünü elinde tutmak. Insanlara iş ve rızık verdiğine inanmak, insanları sınıflamak sonra. Cenneti ve cehennemi pay etmek.
Bütün bunlar düpedüz Tanrı'yı oynamak değil de nedir?
Zavallı insan bu kez zor bir oyun seçti ve acı duyacak...