“Bilinmesi gereken şeyleri insanın kendisinin tatması iyidir,” diye geçirdi içinden. “Dünya zevklerinin ve dünya malının insana hayır getirmeyeceğini daha çocukken öğrendim. Hanidir biliyordum bunu, ama ancak şimdi yaşadım. Ve şimdi biliyorum, belleğimle değil, gözlerimle, yüreğimle, midemle biliyordum böyle olduğunu. Ne mutlu bana ki, biliyorum artık!”
Çeşmelerimizden su akmayacak,ağaçlarımız meyve vermeyecek,ekinlerimiz kuruyacak,fakat bundan daha kötüsü var:Ya terk ederse bizi yağmur! Yüzüğünü masanın üzerine çat diye koyup bozarsa nişanı.Elimize düşmesinden vazgeçtik,pencerelerimizden bir daha seyredemezsek onu...Damlaların iz bırakmadığı camların arkasından görülecek nedir! İşte bu yüzden beklemeye devam edeceğiz yağmuru.Bu yüzden bütün kuraklıkların coşkun ırmaklar biriktirdiğini söyleyeceğiz birbirimize.Bu yüzden kimin gözlerinde ümitsizlik görsek öpeceğiz yumuşak bir yağmurla.