... Onların inancına göre zamanın akıp gitmesinin amacı bir insanın daha mükemmel, daha bilge hale gelmesi ve kendi varoluşunu dile getirmede daha başarılı olmasıydı. Bu nedenle bu yıl geçen yıldan daha iyi bir insan olduğuna inanan ve bundan sadece kendi emin olan kişi, bir şenlik düzenlemesini talep ediyordu. Hazır olduğunu bildirdiğinde, herkes bunu kutluyordu.
... Bu insanlar (aborjinler) yazılı bir dil kullanmayı reddetmişlerdi çünkü onlara göre yazı, belleğin gücünü yok ediyordu. Eğer sürekli alıştırma yapılırsa bellek mükemmel bir işlerlik sergiledi.
... Dikkat ediyorsanız, ısrarla "Yahudiler Kudüs'te M.S. 70 yılından itibaren yoktu." diyorum. Peki; Filistin topraklarında da mı yoktu? Çok az bir topluluk vardı. Nablus'taki Samiri Yahudileri bunun örneğidir.
Yahudilerin, Kudüs'te kadim tarihten itibaren sürekli yaşadığını iddia edenlerin Kudüs'ten kasıtları Filistin Toprakları ise cümlelerini doğru kurmalarını tavsiye ederiz...
... Çok küçük bir topluluk olan Samiri Yahudileri, Nablus'ta çok eskiden beri yaşarlar ve bunlar gerçek Yahudilerin kendileri olduğunu iddia ederler. Yaşantıları, giyimleri ve ibadetleri ile farklıdırlar. Mesela namaz kılıp kurban keserler. Siyonist Yahudiler başta olmak üzere diğer Yahudi grupları da Samirileri Yahudi olarak tanımazlar.
Birçok fırkaya ayrılmış bulunan Yahudiler, birbirleriyle de sürekli çekişme halindedir ve ancak biz onları bir sanırız. Bu durumu Rabbimiz Kur'ân'da şöyle bildiriyor:
" Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır. "(Haşr Sûresi /14)
Kudüs'te Hristiyan ve Müslüman mezarlıkları, tüm talanlara rağmen ayakta iken bir tane tarihi Yahudi mezarlığı ya da mezar taşı yoktur. Kudüs'te Yahudi mezarlığı 1967'den sonra Zeytinyağı bölgesinde oluşturulmuştur ve cennet olduğuna inandıkları buradan milyon dolarlar vererek yer satın almaktadırlar.