Bir martının hayatından bahsediyor ama bütün insanlara hitap ediyor. Özgür olmaya ikna etmek neden zor? Aslında her insan özgürdür bunun için özel bir insan olmak yada doğuştan bir ayricalik gerekmiyor ,her insan yani her martı özgürdür . Sıradan olan herkes...
Başarmak zannedildiği kadar zor değildir ,inanmak ,çabalamak ,hayal etmek gerek . Nerde olmak istiyorsan orda olursun. Cenneti de istediğin her yerde bulabilirsin...
Martı Jonathan Livingston 'un hayatını anlatan ,kısa tatlı bir öykü . 2 saatlik yolculuk sırasında elime aldım okudum bitti. İçinde Russell Manson'un kadrajindan çıkan fotoğraflar bol bol ,kitaba öyle hoş bir ifade bırakmış ki su gibi akıp gitti.
Tek solukta okunma garantisi
Resim ilgi alanım olunca "Aşkın Resmi" ismini kapakta görünce ve yazarı da "Kayıp Gül" yazarı tarif edilemez bir kalp çaldı bende.
Aşkı bir türlü bulamayan ben ,33 yıldır aşkın resmini yapmaya çalışan bir ressamla romanin başlaması sayesinde kilitledi beni kitaba.
Okudugum da biraz bana seyahatnamemsi his uyandırdı. Ama Aşkı Arayan Güllerle edilen muhabbet sayesinde kendime çok şey çıkardım.
Aşk mantık işi değil...
Aşk inattir...
Güvenmek yoksa aşka kapılar kapalıdır...
..
Anladım ki benim kapılar sonuna kapalı ve kilitli. Anahtarı bulanı bekleyip durdum. Sanırım biraz aralamak lazım .
.
Kilitli olan kalbi ateşte yakmak lazım...
.
Velhasıl spoiler vermeden demem o ki okuyun bu kitabı. Kayıp Gül kadar seveceksiniz eminim
Çok naif bir romandır. 4 farklı İbrahim i tanımak isteyenler için ,tarihe dem vurarak yazılarak ,küçük mesajlar vererek bir aşk hikayesi anlatılıyor sıcak bir roman
Akıcı,kısa ve çok güzel psikolojik tahliller içeriyor kitabımız...
Fransa’daki gösterişli ve eğlenceli hayatından, Normandiya’ya sürülen Madame de Prie’nin gözden düşen hayatını ve ruhsal çöküşünü anlatıyor. Giderek bunalıma giren ve mantıklı düşünme yetisini tamamen kaybeden kadınin psikolojik bunalımini anlatıyor. Sırf etrafında iki yüzlü, onu kandıran, öven, eğlendiren insanların yokluğuna alışamiyor. Egosu herşeyin ve herkesin üzerinde, ilgi delisi olan bu kadın, kralın kendisini sürgün etmesini bir türlü kabul edemiyor ve kırsalda yaşamak ona ölüm gibi geliyor. Hatta ölmeye karar verdiğinde bile ülkesindeki herkesin kendi ölümünü konuşmasını istiyor. Bunun üzerine tekrar dikkatleri üzerine çekmek için ölümcül bir plan yapiyor.