Yine okuyun ve okutturun diyebileceğim bir kitapla karşınızdayım Bu kitabın 300 yıl önce yazıldığına inanamıyorum. Kitap öyle akıcı, kalbi öyle pir pır ediciki.
Macera filmi tadında. Kitabi okuduğum süre boyunca karaipler tarafında bir adada yaşadım bende. Çoğu kişiye #robinsoncrusoe sorsak adaya düşen bir adamın hayatta kalma mücadelesi der ki bende öyle sanıyordum fakat kitapta anlatılan şey kişinin Tanrı’yla hesaplaşması
Sebep-Sonuç ilişkisi gözeterek Neden’e ulaşma isteği.
Tanrı’ya sürekli şükran duyulması gerektiğini okurlarına çok güzel bir şekilde izah eder.
Şundan emin olabiliriz ki mutlu olabilmek ve Tanrı’ya şükran duymak için binlerce hatta milyonlarca sebebimiz vardır. Ayrıca eserde toplumun insan üzerindeki kin, nefret, bencillik, daha fazlasını kazanma hırsı ve sayısızca insani duyguları nasıl ortaya çıkardığını; aslında bize lazım olan sadece hayatımızı idame edebileceğimizken, sürekli bir toplama ve stoklama girişiminde olduğumuzu; bizim için hiçbir önem arz etmeyen eşyanın, hayatımızı nasıl kolaylaştırdığını; normaldeyken anmadığımız Tanrı’yı bir başımıza kaldığımızda nasıl baş tacı ettiğimizi; doğanın kıymetini bilmeyip, tamamen insan yararına olan her şeyi insan eliyle mahvettiğimizin yüze sille atılmış halidir Robinson Crusoe.
.