Ayfer tunç okumak büyük bir keyif. Yarattığı karakterleri ,onların yaşama yükledikleri anlamlari ,onlarla birlikte yaşıyoruz sanki . Osman romanında iki yönlü bir kurgu var .Osman’ın hikayesini bir yönüyle Osman’ın gözünden ve günlüklerinden ,kendi anlamlandırdığı şekilde okuyorsunuz ,diğer yönüyle ise Osman’ın hayatında olan kişilerden ,arkadaşlarından ,ailesinden dinliyorsunuz. Aynı olayın farklı kişilerce nasıl bambaşka algılandığını gözleri önüne sererken ,acaba o doğru tek mi diye sorgulatıyor Ayfer tunç. kitabın son sayfasına kadar anlamaya çalıştım Osman’ı .Hem beni çok sinirlendirdi ,ağlattı ,üzdü ,nefret ettirdi kendinden o şımarık adam hem de hak etti bunları dedirtti.Ama bir yanımda sevdi Osman’ı merak etti acıdım ona ve onun gibi Tutunamayanlara…Osman’ı en iyi anlatan söz romandaki yakın arkadaşı olan Çağatay’ın söylediği” hayallerim olan ama çabası olmayan biridir Osman” kızsanız da öfkelenseniz de anlıyorsunuz aslında herkesin yaşamının kendine özgün oluşunu, anlıyorsunuzNecmi Bey’i Osman’ın babasını o öyle gördü öyle yapıyor diyorsunuz ,anlıyorsunuz Osman’ın ilk ve tek aşkını ,anlıyorsunuz onun isyankar halini, Kızgınlığını hesaplarından vazgeçmeyen kararlı halini. Anlıyorsunuz gün ve Kubilay’ın muhteşem aşkını ve son olarak anlıyorsunuz bağınızın koptuğu gençlik arkadaşlarınızı, hayata yüklediğiniz anlamlari ve sorguluyorsunuz bunları . Yanız su gibi akıp giden bir kitapta 500 sayfa yı nasıl okuduğunuzu anlayabilirsiniz.Teşekkürler Ayfer Tunç.