Ölüm cezası en ağır ceza sayılır. En ağır suça, en ağır ceza verilmelidir ki aynı suçu işleyeceklere ibret olsun, istemesinler. Ya ölümü göze alanlara ne diyeceğiz?
Merhamet, kaynağını umuttan aldığı ve özgürce verildiği takdirde adil olabilirdi. Merhamet hak etmeyenlere yöneltildiğinde en güçlendirici, en özgürleştiricive en dönüştürücü erdem oluyordu. Onu kazanmamış, onu arzulamamış insanlar şefkatimizin en anlamlı hedefleriydi.
Tanrı'nın mükemmel olduğunu bildiğimden, kendi zayıflıklarımdan, zorluklarımdan, acılarımdan ve felaketlerimden memnunum. Çünkü zayıf olduğumda, aslında güçlüyüm.
Aramızdan kim daha yenikse, dışarıdan bakıldığında kimin yaraları daha çok görülüyorsa en çok o insanları eziyor, kökeni ilkel içgüdülerimize dayanan acımasızlığımızı en çok onları kurban etmek için kullanıyorduk.
Bizler kırık kemiklerin oluşturduğu vücutları. Kırık, yenik olmanın bizi insan yapan şey olduğunu sanırım her zaman biliyordum ama asla tam olarak anlayamamıştım. Hepimizin nedenleri var. Bazen yaptığımız seçimler bizi parçalıyor, bazen asla seçmeyeceğimiz şeyler yüzünden parçalanıyoruz. Ne var ki bu kırgınlığımız aynı zamanda insanlığımızın ortak paydası.