Zaman , mekan , kişi unsurlarının belirsiz olduğu -aslında var ama yanılsama mı gerçek mi bilemediğiz -bir kurgu.
Çaresizlik,sevgi sanılan saplantı,
ölüm,yabancılaşma ve tüm bunlardan doğan yıkıcılık bilinç akışı yöntemiyle kaleme alınmış.
Duygusal deformasyonu her bir hücresine kadar yaşayan bir krakter.
Karakter yaşama sevincini ,nedenini bir nesneyle sınırlı tutmuş.Gayrısı anlamsız, gereksiz, değersiz nesneler bütünüdür.
Yaratıcıyı(Allah'ı) işleyişi, düzeni içinde yaşadığı toplumun pratiği sanıp ona sırt dönmek karakteri hepten yalnızlaştırmış.
O kadar yabancılaştırılmış/yalnızlaştırılmış ki iç sesinin(gölgesi ) tesirinde kalır. Yanılsamalar gerçekliği olur. Karakter çıkamaz o kuyudan , düşer hiçlik uçurumundan.
O vakit ölüm ;kaçınılmaz ,beklenen son ,kurtuluşu olur.
Cümleler akıp giderken karabasan gördüğünüzdeki ruh hâliniz gibi hissedebilirsiniz. Ruh hâliniz vasat veya vasatın altıysa okumayın derim.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Bir kimseye çevresi tarafından değersizlik hissi aşılanırsa bu kişi kötülüğün ete kemiğe bürünmüş haline evrilir. Öyle ki kötülüğü yaşam amacı haline getirir. Kişi kötülük etmediğinde kendisini mutsuz hisseder.Ruhu zehirlenmiş , kötülük bağımlısı olmuş bir karakter. Aşkına kavuşamadığı içinmiş sözüm ona. Değil.... Çünkü sevmenin niteliğinde kötülük yoktur. Sevgi sihirdir, mucizedir. Seven iyileştirir,güzellik için çabalar. Sevgi öznenise veya çevresine iyilik saçar. Ömrümde tanıdığım en kötü, merhametsiz karakter. Okurken böyle bir kötülük türü mü var,dedim çoğu bölümlerde.
Huzura kavuşmak:
Olana direnmeyip olanı olduğu gibi kabul etmek.
Buradaki yaşam dersini algılayabilmek.
Evrenle, yaşamla bir olma birlik olmak.
Herkesi ve her şeyi var olduğu haliyle sevmek.
Geçmişin pişmanlığı, geleceğin kaygısını bırakıp an'a uyumlanmak.
Son olarak belki en zoru akışa bırakmak, tam teslimiyet ve güvenle...#siddhartha
SiddhartaHermann Hesse · Cem Yayınevi · 197647bin okunma
Distopik kurgu türünde kaleme alınmış geleceği şaşırtıcı bir biçimde öngörmüş bir anlatı. Çocukların tv, (günümüz telefon)ile büyütüldüğü , kitapların yakıldığı ;cahilliğin ,bilmemenin mutluluk getireceği savına dayanan bir devlet yönetimi.Toplumdaki farklı bir sesin ayrılık yaratacağını düşünüp herkesi eşitiz adı altında tek tip insan modeline sokan bir anlayış. Toplum kitap okursa aydınlanır,bu sebeple kitapları okuyanla birlikte yakmalı. Kitabın konusu ve kurgusu mükemmel yalnız olaylar ve durumlar arasındaki geçiş ve bağlantı unsurları vasatın altında. Kitabı okurken ben buraya nasıl geldim ,diyebilirsiniz.️️️️
Nevin kendisini arıyor.Mutluluğun kendini bulmakla ilintili olduğunu idrak etmiş. Toplumun tertiplediği kadın imajından sıyrılıyor Nevin. Yabancılaştırılıyor topluma. aynı toplumsal sınıftan eşi kGazeteci Özdemir'in nazarında Nevin tıraş aleti kadar gereklidir. Asla ruhuna dokunamamıştır Nevin'nin. Balıkçı Cemal ise Nevin'i üst tabaka görüp "biz olamayız "der. Aile, çevre normlarına kadar sevebilmiş, öteye gidememiş.Başkalarının mutluluk tanımıyla ne kadar mutlu olabiliriz? Toplumun istediği şekilde mutlu olabilir miyiz? Kendi doğrularımız bizi topluma yabancılaştıyor. Eee, peki nasıl olmalı? Nevin gibi başka kimlik arayışlarına mı girmeli yoksa konfor alanından çıkmayıp tanımlanmış mutluluk formlarına hapsolunmalı mı ? Nevin kadar cesaretli miyiz kendimiz olmaya?
Kayıp AranıyorSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,1bin okunma