Marianne altdudağını ısırıyor ve şöyle diyor: Sevgiye layık olmadığımı hissediyorum mesela. Sevimsiz bir… soğuk bir kişiliğim var, sevilmesi zor biriyim. (…)
Bak, Marianne. Sen soğuk biri değilsin. Hiç öyle biri değilsin, cidden. Sen sevilmesi zor biri değilsin. Tamam mı? Herkes seviyor seni.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Üşüdün mü? dedi. (…)
Connell üzerindeki siyah şişme montu çıkardı, Marianne’in omuzlarına bıraktı. Çok yakın duruyorlardı. Marianne, Connell için kendini yerlere atar, üstüne basıp geçmesine göz yumardı, Connell da biliyordu bunu.
“Romeo ve Juliet”te ben, gerçek bir aşk hikayesi bekliyordum, samimi ve sıcak bir aşkın şiirsel bir dille anlatılışını bekliyordum. Hem bu benim Shakespeare’in okuduğum ilk kitabıydı. Benim açımdan, Romeo ve Juliet birbirini sevmedi. Onlar sadece aşık olmak istediler. Daha kabaca aksiyon istediler, imkansız bir aşk peşinde koşmak istediler. Ama yine de çok güzeldi. Yakında filmini de izlerim