Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Zaman, onu doğru kullanana asla yanlış yapmaz." Sözü çok haklıdır. Yapacaklarına zaman bulamayanların eğlenceye en fazla zaman ayıranlar olduğu bir gerçektir. Diğer bir deyişle işe zaman bulamıyorum demek işe ayıracak zamanım yok demek kadar acıklı bir ifadedir. Neden zaman kaybettiğimizi incelersek çoğunlukla yapılacak iş hakkında yaşadığımız kargaşadan kaynaklandığını görürüz. Ertesi gün yapacağım işleri uyumadan önce gözden geçirmezsem tabii ki sabahım "ne yapacaktım" ile gerçekleşecektir. Kesinlikle soyut bir hedef koymayalım. Mesela "yarın çalışacağım." değil. hatta "Kant'ın moral felsefesine bir bakacağım." da değil. Özellikle net ve kesin ifadelerle hedefimiz "yarın Kant'ın Pratik Ahlak kitabından şu paragrafı okuyup, okuduğum bölümün özetini çıkaracağım" şeklinde olmalıdır. Bu yolda her zaman belirgin hedefler koymalı ve o görevi tamamlamalıyız. Ama işi bir daha geri dönülemeyecek şekilde bitirmeliyiz. Öyle ki bir işi tam bitirdiyseniz bir daha üzerine gelmemelisiniz. Yaptığınız işi tam bitirmek, eseri kalıcı hale getirmek inanılmaz zaman kazandırır.
Bugün Kemalizm'i savunanların ve ona karşı çıkanların buluştukları ortak nokta, her iki grubunda Osmanlı üst sınıf kadınlarının Cumhuriyetten önce modernleştiklerini gözden kaçırmış olmalarıdır.
Kıyafetin, aksesuarların bir dili vardır. Ve bunları taşıyan beden, üzerindeki kıyafetten ve aksesuardan protez bir dil olarak faydalanmak ister. Halbuki bu protez dilin giderek bedeni tezgahlaştırma tehlikesi de vardır. Mesela güneş gözlükleri, sürekli değiştirilen tasarımıyla gözün manasının yerine geçmeye talip olur. Bakışın yumuşak ya da sert oluşu, çapkın ya d a ciddi oluşu, güneş gözlükleriyle sağlanır.