Karanlığın arkasında durmuş ona çelik gözleriyle bakan bu insafsızca kaygıdan kendini nasıl kurtaracağını bilmiyordu. Tek bir sözcük duymanın hasretini o an olduğu kadar hiç çekmemişti.
Sayfa 6 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
İçinde milyonlarca yüreğin attığı şu kocaman kentte tek başınaydı ve şakır şakır yağan yağmurdan başka ona kulak veren ve bakan yoktu; oysa o hıçkırıklarla ve gözyaşlarıyla boğuşuyor, bir çocuk gibi davranmaktan utanıyordu.
Sayfa 6 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
''Bu benim mesleğim ve görevim.'' Bunu büyük bir gururla, adeta sevinçle söylemişti, gecenin bir saatinde, umulmadık bir anda yaşamının yitirdiği anlamını ve hedefini bulmuştu sanki.
Sayfa 52 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ama ölmek - içinde pek çok şey buna başkaldırıyordu. Üç hafta önce kimsenin onu dinlemediği, onunla konuşmadığı günlerde nasıl gönüllü giderdi, sahneden sessizce ve dikkat çekmeden nasıl seve seve inerdi! Ama şimdi? Yaşam onunla neden böyle oynuyordu? Vedayı zorlaştırmak için mi ona son saatinde cazip bir şey sunmuştu? Neden tam da şimdiydi? İnsanlarla yeniden bağ kurduğu, kimilerinin acı çekeceği, belki de ondan çok acı çekeceği bir zamanda, neden?
Sayfa 63 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Acıyı küçümsemek onlar için hayatı küçümsemek anlamına geliyordu. Onlara göre insanın bütün varlığı açlığı, soğuğu , hakareti, yokluğu hissetmek ve ölüm karşısında Hamlet gibi korku duymaktan ibaretti. Bütün bir hayat bu duygulardadır. Hayatın yükü altında ezilebilir, ondan nefret edebilirsiniz, ama onu küçümseyemezsiniz.
Sayfa 39 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu