Psikopatların sıcak empatinin getirdiği samimiyet duygusundan mahrum kaldıkları doğru. Fakat iş soğuk empatiye yani hissetmeyi değil de anlamayı kodlayan, kendini karşısındakinin yerine koymaktan ziyade soyut, duygusuz öngörüde bulunmayı sağlayan, hisleri paylaşmak yerine simgesel mantık işlemleriyle düşünmeye dayanan türe gelince psikopatlar diğerlerimizden bir gömlek üstünler. Ki bu beceriler gerek doğadaki, gerek insanlar arasındaki usta avcıların sahip olduğu zihinsel becerilerin aynısı. Tek empati motoruyla iki motorlu olanlarımızdan daha iyi uçuyorlar. Bu kadar ikna edici olmalarının nedenlerinden biri de bu zaten. Eğer düğmelerin yerini biliyorsanız ve bastığınızda bundan etkilenmiyorsanız, büyük ikramiyeyi kazanmanız çok daha kolay olur.
Bu yüzden okul çağına kadar çocukların sinirsel ve psişik bozuklukları büyük ölçüde ebeveynlerin psişik dünyalarındaki bozulmalara bağlıdır. Ebeveynlere ait tüm zorluklar, çocuğun psişesine mutlaka yansır ve bu bazen patolojik sonuçlarla birlikte gerçekleşir.
Sonuç olarak, çocuklara sadece güvensizlik tohumları eken yanlış açıklamalar yapmak ne kadar tavsiye edilmezse bana göre doğru açıklamaların kabul edilmesi için ısrar etmek de aynı derece tavsiye edilmezdir. Çünkü bu gibi katı bir tutarlılık yoluyla zihin gelişiminin özgürlüğü bastırılacak ve çocuk, gelişimini engelleyecek bir somutçuluğa zorlanacaktır.
Eğer okullar hiç olmasaydı ve çocuklar tamamen kendi kendilerine kalsalardı ne olurdu sorusunu sorarsak, cevabımız; büyük ihtimalle bilinçdışı kalacakları yönünde olurdu.