Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benimde sevmeye hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Bende susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim.
“Ne vakit yaşlı bir insan ölse, bir kütüphane yanmış sayılır. “ Peki bunun tersi olursa nasıl anlatmalı yaşanan kaybı? Ne vakit bir kütüphane yansa, ne vakit bir okul yakılsa, binlerce çocuğun ve gencin umudu, geleceği kararmış sayılır. Türkiye’nin doğusunda okullar yakıldı. Bilgi ağacını kökünden kesip atmak, orada hiçbir meyvenin,çiçeğin yerleşmesine izin vermemek nasıl bir tahammülsüzlük?
Sanma ki derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
Güneşle gelecek ölümden?
Ben ki her nisan bir yaş daha genç, Her bahar birazda aşığım;
Korkar mıyım?
Ah, dostum, derdim başka…