Kitaptan ziyade Bukowskiyi tanımak, anlamak gerekiyor. Anlatılanlar hayatın içinden ama bir o kadar da bilinen sınırların olmadığı bir eser.. ,yalnızlığa cinselliğe, aşka..özetlemek gerekirse insanın derinlerdeki hüznüne dair..
"Bak, Winston. Bazen iki kere iki beş eder. Hatta bazen üç eder. Bazen aynı anda hem beş hem üç ettiği de olur. Daha fazla çaba göstermelisin. Aklı başında olmak kolay değildir."
Sanırım bu alıntı yeterli..
Hepimiz Dr B. gibiyiz aslında, kendi yalnızlığımız da oyunlar oynuyoruz, Dr B. Satrançla tutunmaya çalışanlardan,Czentovic gibi. Yaşamak için tutunduğu oyun, sonu da oluyor bir bakıma..Yazarın intihar etmeden önceki son kitabı olarak da ayrıca anlamlı. Bir alıntıyla selamlıyorum. "Ama ne kadar soyut görünürlerse görünsünler, düşünceler de bir dayanak noktasına gereksinim duyarlar, yoksa kendi çevrelerinde anlamsızca dönmeye başlarlar; onlar da hiçliğe katlanamaz."
Charles Bukowski tarzı. Çok içten ve doğal yazılmış bir eser.. Kitabı anlamak için yazarı anlamak gerekiyor önce. C.Bukowskiyi anlamak isteyenlere.. önerilir..
Tiyatro tarzı severseniz, mutlaka okumanız gerekenlerden..Sonu hazin biten bir kitap, hayata tutunma çabası.. önerilir. özetle hayata ve acımasızlığına dair..