Guns or Books

Kriz: Bir Modernite Eleştirisi
Metafizik fideizm-skeptisizm ikileminin geriliminde tüm nitelikleri tekil soyut bir noktaya toplayarak adeta buharlaştırır; geride sadece kuru tikel nicelikler kalır. Faşizm bol bol disiplinler arası metabasis yapar veya nitelikleri niceliklere indirger. Biyoloji en kapsamlı parçacık ilişkili ve sosyoloji en kapsamlı olgu ilişkili disiplinler olsalar bile matematiğe indirgeyemeyecekleri unsurları mevcuttur. Matematikse en kapsamlı ontolojik unsurları bile çözebilecek organikliğe ulaşma dinamizmine sahiptir. Fakat arı bilim yani mantık bunların hepsinin aşkın sınırı seviyesindeki sezgi ufkuna sahiptir. Hayal gücü ise spekülasyon kapasitesi ile nicelikleri niteliklere öteler, sonsuzlukları önümüzde diz çöktürür. Çünkü hayal gücü, varlığın kendisini değil, varlığın ötesindeki imkânı yakalar. Sonsuzluk orada artık bir sayı değil, bir korku, bir arzu, bir aşk, bir isyandır. Bu yüzden en büyük devrimler, en büyük sanat eserleri, en büyük direnişler hep hayal gücünden doğar. Faşizmin en çok korktuğu şey de budur: hesaplanamayan, indirgenemeyen, diz çökmeyen insan hayal gücü. Bu dünya nesnel-olgu dünyası değil, anlam dünyasıdır. Bir masa bilimde “uzunluk × genişlik × yükseklik + madde yoğunluğu”dur. Yaşam dünyasında ise “yemek yediğimiz, mektup yazdığımız, çocukken saklambaç oynadığımız, babamın öldüğü gün başımızı yasladığımız masa”dır. Husserl’in kendisi yaşlandıkça “yaşam dünyası” (Lebenswelt) kavramına yönelmiş, bilimin unutmuş olduğu ön-bilimsel deneyimi yeniden merkeze almıştır (Bunalım/Kriz kitabı). Neden hala çok önemli? Çünkü Husserl, niteliği niceliğe indirgemeyi reddeder. Pozitivizmin, davranışçılığın, yapay zekânın “bilinç sadece hesaplanabilir süreçtir” iddiasına karşı çıkar. Bilinçte her zaman anlam, öz, yaşanmışlık vardır ve bunlar matematiksel modele tam
Felsefe/Sanat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Guns or Books

, bir kitap okudu
10/10
·192 syf.·
2025 2. kitabı
Edmund Husserl
7.2/10 · 44 okunma
Matematikçi Cantor'un Kopernik Devrimi
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Quentin Meillassoux’nun Sonluluğun Sonrası (Après la finitude) adlı çalışması, çağdaş metafiziğin birbirinden ayrışmış iki geniş ufkunu, analitik metafizik ile kıta geleneğinin spekülatif damarını, yeniden birbirine konuşur hale getiren nadir girişimlerden biridir. Kant’ın devrimsel korelasyonculuğunun rasyonalizmden ampirizme kurduğu “kendinde şey” köprüsünün tek yönlülüğüne karşı; Wittgenstein’ın “güçlü” korelasyonculuğunun analitik ile kıta arasında çift yönlü bir dil-felsefesi köprüsü olması gibi, Meillassoux da mutlak olumsallık iddiası aracılığıyla özgür irade, modalite, matematiksel realizm ve evrenin açıklığı tartışmalarında iki gelenek arasında metodolojik bir bağlantı olanağı yaratır. Korelasyonist (phénoménologique ou transcendantal-kantien) gelenek, nesnenin bilgisinin bir özne (dasein, conscience, langage) bağlaşıklığıyla ancak; üstelik de uzay zamandaki bu bağlaşıklıkla kısıtlanmış olarak var olabileceğini savunur. Meillassoux, üç tip korelayonizmden solipsistik olanı nesnenin tüm varlığını öznenin bir rüyasına indirgediği için dışarıda bırakır. Diğer ikisinden Kant’ınkini zayıf korelasyon olarak nitelendirir ki bunda nesnenin bağlaşıklık harici bilgisi yine asla bilinemez ama sadece düşünülebilirken, güçlü olanda bağlaşıklık harici herhangi bir bilginin bile düşünülmesi söz konusu olamaz. Ancak; zamanda bağlaşıklılık kısıtlamasına karşı Meillassoux, hiç bir öznenin olmadığı bilimin "insan öncesi" (ancestral) zamana dair önermelerini masaya yatırır. Radyoaktif bozunum gibi insanlık tarihinden milyonlarca yıl öncesine dayanan verilerle, varlığın "bizim için" (pour nous) değil, en saf "kendinde" (en-soi) bir bilgisine bile ulaşabilir olduğumuzu kanıtlayarak korelasyonizmi deliverir. Burada yapılan hamle, işte bu arche-fact/arke-fosil kavramlarıyla varlığın
Felsefe
Sonluluğun SonrasıQuentin Meillassoux · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202068 okunma
Sihire Değil Şiire İnanın...
10/10
·696 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
Şiir görünümlü sihir ablukasındayız günümüz simülasyon yaratan sayısız simülakrlar'la. Sihir hakkındaki o şiirlerdir kurtuluşumuz; biri de Tolkien'in ibretlik Silmarillion'u: 'Morgoth ve Sauron'un sihir tutkuları onları solipsizm öznelliği yerine nihilizm hiçliğine yollar!..' Şiir, simülakrların ötesinde bir hakikat yaratıyor sanki. Eylemenin, emeğin töz olması gerçeğinin bir biçimi; estetikte kurgusal Silmaril mücevheri gibi kristalize olan nihai eylem yaratımın, 'cogito'nun ötesine, hakikate parende attırmasıdır. Şiir hatta ışığıyla hakikatteki gölgeleri yarasalar gibi kaçırtıyor. Sihire değil şiire inanın; ikisinde de ayaklarınızı yerden kesilmesi iddiası 1.de aklınızın yoklanmasıyla ilgiliyken, 2.de yüreğinizin yoklanmasıyla ilgilidir. Düşünceden bile korkanlar sihire bulanırken, korkmaktan korkanlarsa şairdirler; yürekleri düşüncelerine siper! Sihirle depremlere, sellere vs. doğaya ya da savaşlara, tiranlara karşı önlem alamazsınız. Şiirle hele hiç. Ama 1.siyle bilincinize kilit üstüne kilit vurulurken, 2.siyle tüm bu kilitleri açar; aklın madde üzerindeki tarihsel ölçekteki nihai gücünün bilincinin topluma aşılanmasının ilk adımını atarsınız. Mübadele değeri hegemonyası altında hayat; eğitimsel ekolojideki ekonomik/pragmatik kaygılarla felsefesiz, estetiksiz ve etiksizleşmişken böylesine bir irfanı Tolkien'in öğretmemesi, toplum suikastı olurdu! Tolkien mitolojisinin temeli Silmarillion, evrenin yaratım sürecinde, Melkor’un Ainur’un ezgisine karşı çıkışıyla; -tıpkı günümüz simülakrlarının gerçeklik algımızı bozması gibi- hakikatin şiirsel dokusunda nasıl yozlaştırıcı bir etki yarattığını ve dünyayı şekillendirme arzusuyla kendi "sihir" anlayışını dayatmaya çalışırken güçten düşse bile, tüm hıncını boşaltmasıyla dünya üzerindeki armoniyi bozarak yarattığı
Roman , Fantastik , Bilim-Kurgu , Edebiyat
SilmarillionJ. R. R. Tolkien · İthaki Yayınları · 20186,5bin okunma