Gülsen Gürkol

10/10
·255 syf.·
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Bir Esra Kahya kitabının daha sonuna geldim. Hiç bitsin istemedim, hüzünlü bir veda oldu. Yazarın o kendine has dilini çok seviyorum, öyle kelimeler kullanıyor ki sen ben bizim kız, kendi aramızda konuşuyoruz sanki. Çok bizden ama sıradan değil. "Ben dün gece kendi isteğimle öldüm. Otuz beş yıl süren bir kâbustan uyanmak için bunu yapmak zorundaydım ve yaptım." Bile isteye ölüme giden genç bir kadın. O zamana kadar neler çektin neler gördün. Acibe canım benim, kitap boyunca sarıp sarmalak geldi içimden seni, annenin dokunmadığı saçlarını taramak, elinden tutup okula götürmek. Seni örseleyenlerin önüne geçip "yapmayın"demek." Onun kambur olduğuna bakmayın hepinizden yürekli, cesur, sevilmeyi hak ediyor." Senin görünmezliğini görünür kılmak isterdim. Vardın ama yok hükmündeydin annen karşısında. Ezildin, çok üzüldün. Ama öyle bir tokat attın ki neye uğradığını şaşırdı Müsemma Hanım. Nazenin, sarhoş bir baba, güzel ama acımasız, sevgisiz bir annenin evinden çekip gitti. Annenin duyarsızlığı, babanın kırık kırpık yaşamından uzaklaştı, kendine yeni bir hayatın kapılarını araladı. Müsemma, uğruna şiirler yazılacak güzeller güzeli bir kadın. Kocasını sevmez, çocuklarını iter kakar. O kendini bir de Turgut'u sevdi. Ondan bir de kambur çocuk yaptı, adam kayıp. Müsemma çok bekledi sevdiği adamı pencere önünde. Umudunu hiç yitirmedi. Meskur, şair hep ünlü olmayı bekledi. Sevdiği kadınla evlenemedi, ondan olan çocuğunu saklamak zorunda kaldı. Müsemma onu sevmedi, aynı evde kendine hasret bıraktı. Adam kederinden hep içti çok içti. Dört kişilik bir aile ve yaşadıklarını okuduk. Aile olmak bu mudur, sırlarla dolu bir yaşam, ihanet, sevgisizlik, yalan dolan? Okuyunuz efendim pişman olmayacaksınız. Kitapla kalın sevgili arkadaşlar.
İnceleme
Bir İntihar Çok ÖlümEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2026481 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·576 syf.·
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Kitabı Kalın kafalar grubuyla okuduk. Paçinko uzun süre aklımda kalacak belli ki. Sunja annesiyle birlikte bir pansiyon işletir Kore 'de. Pazara gidiş gelişlerinde Hansu(Bahar ona Hanzo adını taktı çokkk haklı bir ad oldu ) adlı biriyle tanışır, sever adamı güvenir ve hamile kalır. Adam evli ve üç çocukludur Sunja ile evlenemez ev açmak istese de kabul etmez. Pansiyona gelen hasta bir genç papaz Sunja ile evlenir, çocuğuna da kendi soy ismini verir. Japonya'ya abisinin yanına taşınırlar bir süre sonra papaz tutuklanır. Hayata tutunmak, para kazanmak lazımdır. Kimse onlara iş vermez, eltisiyle birlikte turşu vs satarlar. Noa'ya bir de kardeş gelir Mozasu. Savaş, açlık, göçmenlik, zor yaşam koşulları,ikinci sınıf görülme, aşağılanma. Tüm bunlar olunca çok çalışıp az para kazanırsın. Diğerleri gibi değilsindir,vatansızlık zor zanaat. 1900'lü yıllar ile 1989'lu yıllar arasında Kore ve Japonya'da yaşananlara tanık oluyoruz. 1945'e kadar Japonya'nın himayesinde olan Kore halkı çok acılar çekmiş. Paçinko'yu mutlaka okumalısınız, kitapla kalın sevgili arkadaşlar.
İnceleme
PaçinkoMin Jin Lee · Epsilon Yayınevi · 2024540 okunma
7/10
·176 syf.·
Beğendi
·
2026 21. kitabı
#OkudumBitti #Yaşamaklar #CanerAlmaz Yaşamaklar yazarın ilk romanı ve üçlemenin ilk kitabı. Diğerleri Duvarlar ve Boşluklar. Kitap akıcı sıkılmadan okunuyor. Kenan ve Füsun ile başlıyor, yaraları var ikisinin de, dile gelmeyen acıları var. Kenan hep anlatıyor Füsun dinliyor. Anlatıcılar değişiyor Kenan, Füsun, Kenan'ın babası Halil ve annesi Birgül. Herkes kendi hikayesini anlatıyor,hepsi eksik, yarım kalmış. Kenan daha doğmadan babası terkediyor, annesi ailesi tarafından reddediliyor. Karnında çocuğuyla hayatla bir başına mücadele ediyor ve Halil'i öyle çok seviyor ki sonunda aklını yitiriyor Birgül. Füsun yetiştirme yurdunda büyüyor, ana yok baba yok. Okuyup bir yandan da çalışıyor. Çalıştığı kafede Kenan klarnet çalmaya çalışırken gelip uyarıyor. Böylece arkadaş oluyorlar, klarnet çalmak istiyor, Korece öğrenmeye çalışıyor. Garip bir adam Kenan. Bir süre beraber takılıyorlar, sonra bilinmeyen bir sebepten Füsun ayrılıyor. Aşk bitti herkes evine Halil, Birgül, Aysel sancılı dönemlerin üniversite öğrencileri, olayların ortasındalar. Arkadaşları kayboluyor, Halil çok aşık Aysel'e korkuyor yitip gidecekler diye. İkisi birlikte yok oluyorlar. Bozkırın ortasında küçük bir kasabada hayatlarına devam ediyorlar. Halil çok mutlu, kendinden olmayan bir de kızları var, babası biliyor onu. Bir dramdır gidiyor, boğuyor insanı. Acı var ama samimi değil bu kadar yoğun olmasına rağmen bir ahh çekmiyor insan. "Anne"dedim," Füsun gitti "... " Gitmemiştir oğlum, içinde bir yerlere saklanmıştır. Öyle kolay gidilir mi? " " İki eksik bir tam eder mi? " Okunur mu evet, su gibi akıp gidiyor. Kitapla kalın sevgili arkadaşlar.
İnceleme
YaşamaklarCaner Almaz · Everest Yayınları · 2021204 okunma
8/10
·159 syf.·
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Ah İlhan ah derdin ne, ne istiyorsun hayattan? Ne aşkta başarılı oldun, ne işte. Aile desen bölük pörçük. Baba bıraktı gitti, bahçede Chevrolet tekerlerinin izi kaldı. Yıllarca o izlere bakınıp durdun, baba gelir diye. Baba döndü nihayet ama özlenen baba değildi. O husumet hiç bitmedi, ondandı belki de tam olmayışın. Fonda seksenler, doksanlar. Kadınlar sevdin, aşık oldun. Tutunamadın kimselere Derya, Öznur, Şermin... Edebiyata olan tutkun, evini paylaştığın kedilerin ve Ankara' nın akıp giden manzaraları. Tren yoluna çıkan yürümelerin, olmadı be İlhan kendini yiyip bitirdin, kadınları da mutlu edemedin. Bir çocuğu gömdün diğerine yarım yamalak sahip çıktın. Yüreğinizi ezen bir kitap, okuyunuz efendim. Kitapla kalın sevgili arkadaşlar.
İnceleme
Kırkikindiler BittiğindeEthem Baran · İletişim Yayınları · 202660 okunma
8/10
·174 syf.·
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Sevgili arkadaşım Gülten Türkel'in 'in dördüncü kitabıyla huzurlanızdayım. Her geçen gün kaleminin gücü artıyor. Dört kitabını da okumuş biri olarak bu kitabını da çok beğendim. Gönül telinize dokunuyor. Kayıplarınızı düşünüyorsunuz, sevdiklerinizi bir yandan da... Yusuf ve Ömer birbirlerinden başka kimseleri yok. Kendilerini bildiklerinden beri iki can dostu ayakkabı boyacılığı yapmakta. Tek bildikleri iş bu, altı yaşından beri aynı işi aynı yerde yapmaktalar. Yaşları mı, kendileri de bilmiyorlar. Beraber yaşayıp gidiyorlar. Ta ki Ömer 'in hastanmasına kadar. Ömer bir huzurevine yatırılıyor, Yusuf arada bir gidip arkadaşını ziyaret ediyor. Bu arada iki üniversite öğrencisi Nalan ve Mert ziyaretleri sırasında Ömer'i görür ve kimsesizliğine çok üzülürler. Bu ağır hastanın yakınlarını bulmayı kendilerine görev edinirler. Ömer ve Yusuf kimdirler, hayatta kendilerinden başka tutunacak dalları var mıdır, bu gençler bulacaklar mı yakınlarını? Dostluk, sevgi, umut ve umutsuzluk. Sizde derin izler bırakacak bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Kalemin daim olsun arkadaşım. Daha nice kitaplarını okumak dileğiyle. Kitapla kalın sevgili arkadaşlar.
İnceleme
Sandıktaki KimlikGülten Türkel · Bilgesina Yayınevi · 20261 okunma