Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Çevrelerindeki dünya çöküp harabeye dönerken, her tarafı bu çöküntünün tozu dumanı sararken bu aşağılık yaratıklar içlerindeki vahşiliğin dizginlerini salmış, savaşıyor, içiyor ve ölüyorlardı. Ne fark ederdi ki zaten ? Herkes ölüyordu nasıl olsa ; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayanı da... Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ruhum kendi olgun meyveleri ile yüklü,
Ruhum bükülüyor meyvelerin ağırlığı altında.
Kim gelip tadına doymak ister?
Ruhum dolup taşıyor kendi şarabıyla.
Çöl ateşini söndürmek için kim doldurup içecek?
Çiçeksiz ,meyvesiz bir ağaç olsam keşke ;
Bereketin acısı daha keskin kuraklıktan,
Verecek kimse bulamayan bir zenginin kederi
Daha ağırdır elleri boş bir dilencinin acısından
Bir körkuyu olsaydım keşke insanların taş attığı ;
Ona katlanmak yeğdir canlı bir kaynak olmaktan
Gelip geçenler suyumdan bir damla içmedikçe.
Ayaklar altında çiğnenen bir saz olsaydım keşke,
Daha iyi olurdu bu, gümüş telli dil olmaktan
Ev sahibi parmaksız,
Çocukları sağır olan bir evde.
Hayatı seven varlıklar olacağız, uzayı düşleyen varlıklar olacağız ve güneşe doğru yükselen varlıklar olacağız. Ama bugün olmak, meczuba yabancı olmadan akıllı olmaktır; zayıfın yıkımına sebep olmadan güçlü olmaktır; küçük çocuklarla oynamaktır, ama bir baba gibi değil, onların oyunlarına katılmak isteyen bir arkadaş gibi.
Karanlıklar üstünüze çöktüğünde, şöyle deyin : 'Bu karanlıklar henüz doğmamış şafaktır; her ne kadar gecenin doğum sancıları içime dolsa da, tepelere doğan şafak bana da doğacaktır.'
- Çünkü hatırada mesafeler ortadan kalkar ; sadece unutmada ,ne sesinizin ne de bakışlarınızın aşabileceği bir uçurum açılır.
- çoğu zaman geceyi bir dinlenme vakti olarak düşünür ve anlatırsınız, oysa gerçekte gece bir arayış ve buluş vaktidir.