Savaş karşıtı kitaplara bayılıyorum. Ama böylesi muazzamdı. Muhteşem bir edebi zevkti, o cümlelerin vuruculuğu, savaş sonrası izlerinin nasıl devam ettiğini anlatışı… Mükemmel bir kitap okudum. Kitabın adı o kadar iyi seçilmiş ki tam da bu olmalıymış.
3 yıl Sibirya’da savaşıp vatanı Almanya’ya dönen Beckmann önce karısının yanında başka bir erkek görür. Bu kapının dışında kaldıktan sonra gittiği her kapıda dışta kalır. Herkese isyan eder. Tanrıyla konuşur, ölümle konuşur. Onlar bile umursamazlar onu. Açlık o kadar güzel anlatılmış ki aklıma hep Knut Hamsun’un “Açlık” kitabı geldi.
Bu eseri herkesin okumasını isterim. Kısacık bir kitap insana çok şey öğretebilir.