25.04.26
“Beni çok yere koymaya çalıştılar, fakat eğreti durdum. Kalamadığım gibi tam olarak gidemedim de hiçbir yerden. Kahrolası şu ruhun biraz sığ olmasını ne çok isterdim. Esef ediyorum halimden anlamayana. Şimdi ne bir evim var ne de hep bağlı olabileceğim insanlar. Bir sandalla denize açılsam belki kabul eder beni, yutar. Sonra toprak evim olur, aidiyyet saçmalığı da boşa çıkar…”
25.04.26
“Ben ateşin nasıl yandığını bilmem,
Hiç uzaktan seyretmedim.
Nasıl yaktığını bilirim,
Çünkü hep içindeydim.
Sevilmeyi bilmem,
Çünkü ben hep sevendim,
Kesip atmaya kıyamadım
Parça parça eksildim.
Bilmem o, içimde koşan alaca atın güzelliğini,
Ben o atı hiç görmedim.
Nasıl çeker bunca derdi,
Kalbime hiç diyemedim.
Güzellikler nerde başlar,
Ben o yolu bulamadım.
Açtığın yaram çoktu,
Sen hiçbirini sarmadın…”