Köklü bir toprak reformu, güçlü bir halk hareketinin varlığını ve aşağıdan bir baskıyı gerektirir. Türkiye'de böyle bir baskı hissedilmemektedir. Hissedilen baskı, topraklarını kaybetmek değil, aksine genişletmek isteyen eşrafın baskısıdır. Mustafa Kemal ise, başka bir güç gözükmediğinden, Kurtuluş Savaşı'nı bu eşrafa dayanarak yürütmüştür. Zafer'den sonra, topraksız köylüden gelen bir baskının bulunmadığı bir ortam- da, eşraf aleyhine bir toprak reformuna kalkışmak, herhalde imkânsıza yakın bir işti.