Açıkçası hiç başlamamak hiç okumamak için sürekli 'ya sonra okurum' listesine attığım bir kitaptı. Geçen kütüphaneme göz gezdirirken bir cesaretle elime aldım ve beklediğimden daha iyi bir kitapla karşılaştım.
İlk sayfalarda yabancı kelimelerin -bize yabancı- sıklığı beni fazla yordu.Sayfalar ilerledikçe buna alışıyorsunuz ve sizi rahatsız etmiyor. Olay bakımından da yeterli sayılabilir fakat olayların sadece konak içinde geçmesi ve farklı mekanlardaki olayların azlığı -onlarda da konağa göre fazla cılız tasvirlere yer vermesi yüzeysel olayların yer alması- okuma zevkimi çok düşürdü.
Karakterlere gelince bazen küçük tutarsızlıkları göze çarpıyor fakat hızlı bi okur bunları fark bile etmez.Bazen Naim Efendi bazen Seniha bazen de Hakkı Celis merkezli anlatımlara yer verilmiş.Bu realist bir eserde ilginin tek bir karakter üzerinde toplanmasını engelleyerek bir süre sonra karakterden sıkılma ve onu benimsememe gibi olumsuz durumlardan kurtarmış eseri.
Her şeye rağmen okumaya değecek bir bir kitaptı.Bir nefeste bitirilememekle birlikte insanı sıkıntıdan da boğmuyordu.Sonunda ise insanda bir parça hüzün bırakıyordu.