Kuşlar yasına gider...
İsmi kadar etkileyici bir kitaptı...
Bu kitap için bir kelime söyleyecek olsam "bizden" olurdu. Belki yanından habersizce geçip gittiğimiz binlerce insandan birinin hikayesi gibiydi.
Kitapta ani çıkışlar, soluk kesici yerler yoktu belki ama kendine çekmeyi son derece iyi başardı. Bu da hiç şüphesiz Hasan Ali Toptaş'ın samimi yazım dilinden kaynaklı. Yazarın dili o kadar samimi ve bizden ki sanki oturmuş çay eşliğinde kahramanımızın yaşadıklarını dinlemiş gibi hissettim.
Kitap genel olarak bir baba-oğul ilişkisine dayalı. Zaten arka kapakta yazdığı üzere "Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır."
Kitap boyunca bu cümlenin burukluğuyla karşı karşıya kalıyorsunuz.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Son kitabı olmayacağı aşikar...
Fazla söze hacet yok. Tavsiyemdir:)