Bener

İşte bu nedenle eski insanların hiçbirisini göremiyoruz. Çünkü onlar beklemekten sıkılmış ve yeni umutlarla göç etmişler
Reklam
Mesela siz. Ölüme bu kadar yakın olmanıza rağmen hâlâ o soğuk karanlığın gözlerine bakmak istemiyorsunuz. Göreceğiniz şey içinizi daraltıyor ve ruhunuz sıkılıyor. Unutmayın eğer karanlık etrafınızı sarmışsa asıl ihtiyacınız öğrenmenin ışığı olacaktır. Öğrenmekten korkmayın
İnsan gerçekten garip bir canlıydı hissetmiyordu. Evet bedeni eskisi kadar güçlü değildi, daha sık yoruluyordu ama zihni tıpkı gençliğindeki gibi berraktı. Düşünceleri, fikirleri ve hayal gücü zerre yaşlanmamıştı.
.... soğuk bir bıçak gibi doğruca hayal gücümun kalbine sağlanmıştı ve o gün en büyük motivasyonumu kaybetmiştim. Hayal gücüm öldürülmüş, kendime olan güvenim uçup gitmişti. Gerçekten de çocukça işlerle uğraşan ahmak bir yetişkin miydim?
İş tanımı ve sorumlulukları netti. Sonuçta tüm düzen belliydi. Bir aksilik çıkmadığı müddetçe sorun olmazdı ama asıl sorun da buydu. Aksilik denen şeyin ne zaman ortaya çıkacağı belli olmuyordu. Çok büyük bir ihtimalle her şey yolunda gidecekti ama bunun bir garantisi yoktu. O nedenle salondaki her toplantı boyunca orada hazır beklemek zorundaydı. İlk haftalarda kendisini bir havuzun başında oturan cankurtaran gibi hissetmişti. Evet bugün de kimse boğulmayacaktı ama bu durum, birinin bir gün boğulmayacağı anlamına gelmiyordu. İşte o boğulma anı için hazır olmak zorundaydı.
Reklam