İnsan, başına her gelene maddi gerekçeler arar ve bütün davranışlarını maddi bir sonuca yönelik yapmak ister. Olayları görünen sebep-sonuç ilişkisi dışında değerlendirmek istemez. Oysa her olayın zahiri, yani görünen sebebi, hakiki ancak görünmeyen sebebinin önünde perde ve engeldir. Bu perde aralandığında musibet, insan ve Rabbi baş başa kalacak, musibet gerçek anlamını ortaya çıkaracaktır. Bu anlam kasvet değil huzur kaynağıdır.
Rabbimiz dilediğinde, yalnız imkânlar değil, imkânsızlar da bizim destek kaynağımız haline gelecek ve girdiğimiz çıkmazdan hiç umulmadık bir şekilde kurtulacağız.