Emirhan YİGİTLER

Emirhan YİGİTLER
Kimse yıllarını yerine koyamayacak, kimse sana yıllarını geri vermeyecek. Ömür başladığı yoldan gidecek, ne kendi rotasını değiştirecek ne de dümeni tümüyle eline alacak. Gürültü yapmayacak, hızına dair seni uyarmayacak, sessizce kayıp gidecek, ne bir kralın buyruğuyla ne de halkın beğenisiyle geciktirilecek.
Reklam
Evlerin duvarlarıyla, dağlarla, başka sayısız şeylerle engellense de bir güneş ışığı vardır. Kendine özgü sayısız bedenlere bölünse de bir ortak öz vardır. Sayısız doğaya ve kendine has karaktere bölünse de bir ruh vardır. Bölünmüş gibi görünse de akıllı bir ruh vardır. Bunlardan artan parçalar örneğin soluk ve madde, birleşmeye ve birbirlerine çekilmeye meyilli olsalar da duygudan yoksun ve birbirlerine yabancıdır. Benzerine yönelmek ve onunla bütünleşmek aklın kendisine has özelliğidir ve aklın toplumsal içgüdüsünde bölünmek yoktur."
Sokrates şöyle diyordu: ‘Ne istiyorsunuz? Düşünebilen varlıkların ruhuna sahip olmak mı yoksa düşünemeyenlerin mi?’ Düşünebilen varlıkların ruhuna. ‘Peki hangi düşünebilen varlıkların ruhuna, sağlıklı olanların mı yoksa kötücül olanların mı?’ Sağlıklı olanların. ‘Öyleyse niye aramıyorsunuz onu?’ Çünkü ona sahibiz. ‘Öyleyse neden tartışıp çekişiyorsunuz?’”
“Yaşamının son günüymüş gibi, işlerinde amaçsızlıktan, inandığın düşünceden heyecanla dönmekten, riyakârlıktan, kendini beğenmişlikten ve paylaşılmış şeylere karşı duyduğun hoşnutsuzluktan kurtulursan her işini gayretle yerine getireceksin.”
“İnsan yaşamı sınırlıdır, varlığı akışkandır, eğilimi belirsizdir, tüm bedeni çürümeye yatkındır, ruhu girdap gibidir, kaderi anlaşılmaz ve ünü muallaktır. Kısacası tüm beden bir nehir gibidir, ruh ise rüya ya da hülya gibidir: Hayat savaşa ve bir yolcunun geçici konaklamasına benzer, ölümden sonra ün de unutulur. Bu yüzden bizi ne koruyup gözetecek? Bizi koruyup gözetecek yegâne şey felsefedir.”
Reklam