Hacer Karageçi

Hacer Karageçi
@Hacerkarakecili
Türk Dili ve Edebiyatı Öğrt.
24 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·481 syf.·
Beğendi
·
2020 16. kitabı
Aşkın hep kutsal olduğunu düşünmüştüm. İnsan, sadece bir kez yaşar ve öylece kalır. Kitap aşk konusunu öyle güzel işlemiş ki! Hani durup kendi kendine düşünüyorsun "Vay be ne aşklar varmış ne yaptırıyor insana" diye
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·372 syf.·
Beğendi
·
2020 12. kitabı
Platon 'un, Devlet adlı eserinden yola çıkarak gözlemlerinden Devlet' e olan bakış açım biraz ilerleme katletti. Özellikle de Hümanizmin ruhunu ve o ilk duyuş merhalesini bizzat hissettim. Hep o "eşitlik", "iyilik", "güçlülük" ve haklılık dediğimiz şeyin en iyi devleti irdeleyerek anlatmış. Elbette devlet her zaman düz ilerleyemez ama bunu yüksekliğe taşıyacak olan siviltoplum örgütleridir. Tabii bu da yetmez... Örneğin, tragedyaların ilk ustası ve yol göstereni Homaros'tur. Ama doğrunun hatırı bir insanın hatırından daha büyüktür diye düşünüyorum.
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,9bin okunma
Puan vermedi·164 syf.·
Beğendi
·
2019 29. kitabı
Bardak, uzun ve kulpsuz imal edilen bir çeşit kupadır. Bil hassa 19.yüzyıldan, itibaren, üzeri nakışlanmış, yer yer suya dair felsefîk dizeler yazılmış billûr, pirinç, bakır ve altın kupaların kullanımı yaygınlaşmıltır. Ancak fsha önceleri bardakların çam ağacından yapıldığı ce hem suyu soğuk tuttuğu, hem de çam kokulu çam suları içildiği için tercih edildikleri bilinmektedir. Sebilhane bardakların geçmişinde kristalden ziyade çam malumatı vardır. *Burada bardaktan bahseden şairin 'destine' derken( destine =eline veya testine) de unutamadığını dikkat çekilir. Sevgiliye ait bir testiye bardak olmak da aşık için çok şeydir!... Çünkü eskiden bardaklar bir zincir ile testlerin kulplarına bağlanırlardı. Sevgili testi, aşık da onun boynuna asılmış bardağı olunca, aşk, meşke dönüşür.
... Ve Gazel Yenidenİskender Pala · Kapı Yayınları · 2019219 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2019 31. kitabı
Cemîl Meriç, 'Aydın' ile 'Entelektüel' in aynı anlama gelip gelmediğini sorulduğunda 'Hayır' der ve aradaki ayrımı şöyle açıklar : "Entelektüel ya zamanın doldurmuş değerlerin aktarıcısı ya yeni bir dünya kurmağa çalışan içtimaî bir sınıfın yol göstericisidir. Aydın ise ne mazisini bilir ne geleceği hakkında aydınlık tasavvurları vardır. Ülkesi ile göbek bağını çoktan koparmıştır. Yaşayıp yaşamadığı halkın umurunda değildir. Bizde bu kelime sadece okuryazar manasındadır. Kendini küçük görür. " Yani 'Entelektüel' yol göstericisidir; 'Aydın' ise yol şaşırtıcısıdır.
Cemil MeriçAdem İnce · Bir Yayıncılık · 201938 okunma