Matematik felsefenin üstünde teolojinin altında demişti bir bölüm hocam. O zaman etkilenmiştim bu sözden. Bir matematikci olarak matematik felsefenin üstündedir, o da teolojinin üstündedir dediğim bir dönem olmuştu. Ancak felsefi düşünceyi anladikca felsefenin matematiğin de üstünde olduğunu düşünmeye egilimim arttı. Bakalım zamanla bu üçlüyü nasıl konumlandiracagim?
Hakikat gerçek anlamda asla bilinemez der düşünürlerin bir bölümü. Ve bunun üzerine filozofları eleştirir hakikati pür haliyle anlayabileceklerini düşündükleri için. Din hakikati vermez ancak belli sırlarla önümüze yaşanabilir bir hayat verir. Engelli birinin tahta bacakla yürümesi gibidir bu haliyle dini hakikat. Pür bir hakikat değildir ancak bacağı olmayan biri için olmazsa olmazdır. Filozoflar ise gerçek bacağın peşindedir. Ve hiçbir zaman tahta bacak gerçek bacağın yerini tutamaz.
Din kör birinin elinden tutup yeden kimseye benzer, çünkü onun görecek gözleri yoktur; körün bütün istediği yürürken her şeyi görmek değil, gitmek istediği yere ulaşmaktır.