Tek katlı, dikdörtgen taşlardan yapılma iki gözlü evinden çıktığında, kendine doğru gülümseyerek gelen karısı Alçin'i fark etti. Yanlardan örülmüş başak sarısı saçları ve güneş gibi parlayan gülüşü, Taragay'a her gün yeniden doğduğunu hissettiriyordu. Geçmişi kan ve ölümlere dolu soğuk bir ruha da sadece onun gibi eşsiz güzellikteki bir kadın tekrar huzur verebilirdi.
İnsan her şeye alışıyor.
Sıcak bahar ikindilerine
Harbe, sevda çekmeye.
Küçük gazetecim her gün böyle mağrur.
Benim vanilya kokulu dondurmacım
Gene kapı önlerinde.
İşte taze ikindi güneşim.
Pencerelerde küçük sarışınlar,
Her şey iyi, her şey sade
Anlayamıyorum şu iç sıkıntımı.
Yaşamak dersen yaşamak,
Sarhoşluğum sarhoşluk.
Ah! hatırlamak olmasa eski günleri.